Takas ve mahsup iddiasının, takibin her safhasında -icra müdürlüğüne ya da icra mahkemesine bildirilebileceği–
Bir senedin yırtılarak parçalara ayrıldıktan sonra parçalarının bir araya getirterek yapıştırılmış olmasının, onun «borç ödendiği için yırtıldığını» göstereceği ve ilamsız takip konusu yapılamayacağı (Bu uyuşmazlığı çözmenin icra mahkemesinin «tetkik merciinin» görevi dışında olduğu ve bu durumda icra mahkemesince «tetkik merciince» ‘görevsizlik kararı’ değil, ‘alacaklının itirazın kaldırılması isteğinin reddine’ ya da ‘borç- lunun itirazının kabulüne’ şeklinde karar verilmesi gerekeceği)-
«Faiz oranı» konusunda alacaklı ile borçlu arasında daha önce yapılmış olan anlaşmanın tarafları bağlayacağı ve (tetkik merciinin) bu anlaşma çerçevesinde «itirazın kaldırılmasına» karar vermesi gerekeceği–
Takip dayanağı kefaletname gereğince, alacaklının âdi kefil olan borçludan talep hakkına sahip olup olmadığının yargılamayı gerektireceği-
İhtiyati haciz kararının isabetli olup olmadığının icra mahkemesinde (tetkik merciinde) tartışılamayacağı-
İhtiyati hacizle ilgili istihkak davalarına icra mahkemesinde bakılacağı-
Takip talebinde «üç misli vekalet ücreti» istenmiş olmasının geçerli olmayacağı ve vekalet ücretinin -İİK. 138 gereğince- icra memuru tarafından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanması gerekeceği-
Senetteki pul giderinin ilamsız takip konusu yapılamayacağı-
4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkındaki Kanun gereğince «koruma ve ihtiyar meclislerinin verecekleri tazminat (ödetme) kararları»nın -kesinleştikten sonra- icra dairesinde «ilâmların icrasına göre takip konusu yapılabileceği», buna karşın aynı meclislerin koruma tarifeleri gereğince «koruma bedelleri» hakkında verdiği tahsil (ödetme) kararlarının, icra dairesinde infaz edilemeyeceği-
