Takdir edilecek yoksulluk nafakasının, tarafların maddi durumları, gelirleri, sosyal yaşantıları ile uyumlu, sefaleti önleyici ahlaki ve manevi değerlere olan inanç ve saygıyı kazanmaya, insanca yaşamaya yeterli olacak düzeyde bulunması gerektiği–
Tarafların eşit kusurları olmaları halinde de, yoksulluk nafakasına hükmedilebileceği–
Manevi tazminat ve yoksulluk nafakası istekleri boşanma davası sırasında istenebileceği gibi boşanmadan ayrı müstakil olarak da açılmasının imkan dahilinde olduğu, toplanan delillerden kocanın bir başka kadınla ilişkiye girdiğinin ve kadının boşanmada herhangi bir kusurunun olmadığının anlaşıldığı, kocanın evlilik dışı ilişkiye girmesinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil edeceği, bu durumda mahkemece davacı yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmesinin gerekeceği-
Davalı kadının yoksulluk nafakası tayinine ilişkin bir isteği mevcut değilken, yoksulluk nafakasına karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Yoksulluğa düşmeyecek kadar gelire sahip olan eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilemeyeceği–
Yoksulluk nafakasına -miktar belirtilerek- istek olmadan hükmedilemeyeceği (Tedbir nafakası gibi, mahkemece doğrudan doğruya yoksulluk nafakasına hükmedilemeceği–
Öğretmenlik yapan kadın lehine boşanma nedeniyle yoksulluk nafakasına hükmedilemeyeceği–
Davacı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasına ilişkin karar kesin- leşmeden, yoksulluk nafakasının arttırılmasının istenemeyeceği–
Boşanmada daha ağır kusurlu bulunmaması koşulu ile, yoksulluğa düşen eş için yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekeceği–
Mâli konuları da kapsayan «anlaşmalı boşanma»dan sonra, yoksulluk nafakası istenemeyeceği–
