Krediye ilişkin belgelerden; kredi sözleşmesinde; "konut finansmanı kredi sözleşmesi" yazdığı, bu krediye ilişkin kesinti yapılan makbuzda; "tüketici kredisi" olduğu, geri ödeme planı incelendiğinde ise; "işyeri kredisi" yazdığı anlaşılmakta olup, işyeri kredisi, ticari nitelikte bir kredi olduğundan ve bu kredi yönünden taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu tarih itibarıyla yürürlükte olan 4077 s. K. kapsamında kalan bir ilişki mevcut olmadığından, tüketici mahkemesi’de dava açılamayacağı- Mahkemece, davacının, "haksız kesinti bedeli"ne ilişkin açılan davada, dava dilekçesinde belirtmiş olduğu tüm kredi sözleşmelerinin getirtilerek, uzman bilirkişiden ayrıntılı rapor alındıktan sonra varsa işyeri kredileri yönünden tefrik kararı verilmesi gerektiği-
Kredi kartı borcundan kaynaklanan uyuşmazlıkta görev- 5464 s. Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu mad. 44/2 uyarınca,"Kart çıkaran kuruluşlarca açılacak davalarda 1086 sayılı HUMK.'nun görevine yetkiye ilişkin hükümleri uygulanacağı"; 01.10.2011 tarihine kadar olan dönemde görevli mahkemenin, dava değerine göre genel mahkemeler sıfatıyla sulh veya asliye hukuk, bu tarihten sonraki davalarda ise, HMK. mad. 2/1 uyarınca dava değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesinin; 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 s. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra oluşacak banka kredi kartı uyuşmazlıklarında ise görevli mahkemenin, 3/1-k-l,4/3,73/1,83/2 ve geçici 1. maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenmesi gerektiği- 24.02.2014 tarihinde açılan davada, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu-
Görev, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetileceği, banka kredi kartı uyuşmazlıklarında görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olması gerektiği-
Vekalet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların 6502 s. K. kapsamında olması için; mutlak surette taraflardan en az birisinin tüketici vasfını taşıması gerektiği- Taraflar arasındaki vekalet ilişkisinde davacının, ticari işlerinde avukat olarak görev yaptığı anlaşıldığından, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olmadığının kabulü gerektiği-
Avukat ile davalı şirket arasındaki avukatlık hizmet sözleşmesine dayalı vekalet ilişkisinde davalının anonim şirket olduğu ve davalının ticari amaçla hareket ettiği görüldüğünden, taraflar arasındaki hukuki İlişkinin tüketici işlemi olmadığının kabulü ile vekalet ücreti ile masraf alacağına ilişkin davanın genel mahkemede görülmesi gerektiği-
Davalı şirketten taksitli ödemek koşuluyla 1 adet dvd player ile 1 adet televizyon aldığını, borcunu ödeyemeyince hakkında icra takibi başlatıldığını ve icra takibine ödeme yaptığı halde maaşına haciz konulduğunu ileri sürerek taraflar arasındaki satış sözleşmesinin geçersizliğine, borçlu olmadığının tespitine yapılan fazla ödemelerin istirdadına-