İ. sözleşmeleri bir yandan mülkiyeti nakil borcu doğurması bakımından tarafları bağlayıcı, diğer yandan, mülkiyetin naklinin sebebini teşkil etmesi açısından tasarruf işlemlerini bünyesinde barındıran sözleşmeler olduğundan bu durumda koşulların oluşması halinde taşın­maz mülkiyetini nakil özelliğini taşıdığının kabul edilmesiyle taraflar, sözleşmenin kendilerine yüklediği hak ve borçları belirlerken, inançlı işlemin sona erme sebeplerini; devredilen hakkın inanılan tarafından inanana iade şartlarım, bu arada tabii ki süresini de belirleyebilecekleri-
İ.lı işleme dayalı olup dinlenilirliği kabul edilen iddiaların isbatının, şekle bağlı olmayan yazılı delil olduğu, inanç sözleşmesi olarak adlandırılan bu belgenin sözleşmeye taraf olanların imzasını içermesi ve en geç sözleşme konusu işlem tarihinde düzenlenmiş olmasının gerektiği, bunun dışındaki bir kabulün, hem İçtihadı Birleştirme kararının kapsamının genişletilmesi, hem de taşınmazların tapu dışı satışlarına olanak sağlamak anlamını taşıyacağı-
Hesap pusulası adı altında dosyaya sunulan ve birtakım ödemeleri göste­ren listenin yukarıda açıklanan 5.2.1947 tarih 20/6 Sayılı İ.ları Birleştirme Kararında sözüedilen yazılı delil niteliğinde olmadığı açık olup, öte yandan söz konusu belgenin HUMK'nun 292. maddesinde belirtildiği an­lamda, iddia edilen ilişkiyi ortaya koyan yazılı delil başlangıcı olarak nitelendirilmesine de olanak olmadığı-
İ. sözleşmesi ile taşınmazı temlik eden kişinin, taşınmazı 3. kişiye temlikine bir engel olmadığı-
İ.lı işleme dayalı olup dinlenilirliği kabul edilen iddiaların isbatının, şekle bağlı olmayan yazılı delil olacağı-
Ayni alacak için birden fazla taşınmaz üzerinde ipotek kurulmuş (toplu rehin) olması halinde, alacaklının taşınmazların tümünün paraya çevrilmesini istemek zorunda olduğu, bu durumda hangi taşınmazın önce satılacağını icra müdürünün belirleyeceği–
Kanunların açık hükmü karşısında davalının zilyetliğin asli zilyetlik olarak kabulü mümkün olmayıp, fer'i zilyetliğin ise zilyetlikle iktisap sağlamayacağı-
Toplu rehine konu taşınmazlardan borçluya ait 5615 parsel sayılı taşınmazın satışından ipotek ve takip alacaklısı Bankanın alacağı icra harç ve masraflarıyla birlikte temin edilip, bu alacağa rüçhanı olan diğer alacaklar da karşılandığına ve ortada rehinle temini gereken alacak kalmadığına göre bu taşınmazın satışıyla yetinilmesi gerekeceği, toplu rehine konu 5616 parsel sayılı diğer taşınmazın da satışının usul ve yasaya uygun olmayacağı, merci tarafından, ihalenin feshine karar verilmesi ve buna ilişen Daire bozma kararına uyulması gerekirken, bu alacaklıdan sonra gelen ve toplu ipotek alacaklısı durumunda bulunmayan müdahil İktisat Bankasının alacağının karşılanamadığı, toplu rehinin de söz konusu olmadığı, her iki taşınmazın birlikte satılması gerektiğinden bahisle davanın reddi yönündeki önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olup, bozulması gerekeceği-