Davalı ile dava dışı M. Karakoç arasında imzalanan kredi sözleşmesine kefil olduğunu, davalı banka tarafından emekli maaşına bloke konulduğunu ve kredi borcu nedeniyle maaşından kesinti yapıldığını, maaşına bloke konulması ve kredinin maaşından tahsil edilmesine muvafakatı olmadığı halde bu şekilde işlem yapılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, emekli maaşı hesabına uygulanan bloke işleminin iptaline, tahsil edilen paranın yasal faizi ile birlikte tahsiline-
Krediye ilişkin belgelerden; kredi sözleşmesinde; "konut finansmanı kredi sözleşmesi" yazdığı, bu krediye ilişkin kesinti yapılan makbuzda; "tüketici kredisi" olduğu, geri ödeme planı incelendiğinde ise; "işyeri kredisi" yazdığı anlaşılmakta olup, işyeri kredisi, ticari nitelikte bir kredi olduğundan ve bu kredi yönünden taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu tarih itibarıyla yürürlükte olan 4077 s. K. kapsamında kalan bir ilişki mevcut olmadığından, tüketici mahkemesi’de dava açılamayacağı- Mahkemece, davacının, "haksız kesinti bedeli"ne ilişkin açılan davada, dava dilekçesinde belirtmiş olduğu tüm kredi sözleşmelerinin getirtilerek, uzman bilirkişiden ayrıntılı rapor alındıktan sonra varsa işyeri kredileri yönünden tefrik kararı verilmesi gerektiği-
Avukatlık mesleğini ifa eden davacının tüketici sıfatına haiz olmadığı- Aboneliğin avukat olan davacının iş yerine yapıldığı anlaşıldığından tüketici mahkemesinde açılan dava için görevsizlik kararı verilmesi gerektiği-
Kredi kartı borcundan kaynaklanan uyuşmazlıkta görev- 5464 s. Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu mad. 44/2 uyarınca,"Kart çıkaran kuruluşlarca açılacak davalarda 1086 sayılı HUMK.'nun görevine yetkiye ilişkin hükümleri uygulanacağı"; 01.10.2011 tarihine kadar olan dönemde görevli mahkemenin, dava değerine göre genel mahkemeler sıfatıyla sulh veya asliye hukuk, bu tarihten sonraki davalarda ise, HMK. mad. 2/1 uyarınca dava değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesinin; 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 s. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra oluşacak banka kredi kartı uyuşmazlıklarında ise görevli mahkemenin, 3/1-k-l,4/3,73/1,83/2 ve geçici 1. maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenmesi gerektiği- 24.02.2014 tarihinde açılan davada, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu-
Görev, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetileceği, banka kredi kartı uyuşmazlıklarında görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olması gerektiği-
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra kredi kartına dayalı açılan davanın "tüketici mahkemesi"nde görülmesi gerektiği-
Avukat ile davalı şirket arasındaki avukatlık hizmet sözleşmesine dayalı vekalet ilişkisinde davalının anonim şirket olduğu ve davalının ticari amaçla hareket ettiği görüldüğünden, taraflar arasındaki hukuki İlişkinin tüketici işlemi olmadığının kabulü ile vekalet ücreti ile masraf alacağına ilişkin davanın genel mahkemede görülmesi gerektiği-
Vekalet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların 6502 s. K. kapsamında olması için; mutlak surette taraflardan en az birisinin tüketici vasfını taşıması gerektiği- Taraflar arasındaki vekalet ilişkisinde davacının, ticari işlerinde avukat olarak görev yaptığı anlaşıldığından, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olmadığının kabulü gerektiği-
Davalı M. Gündoğan adına kayılı olan aracı diğer davalı M. Ekiciye ait galeriden satın aldığını, aracın change olduğunun ve araca el konulduğunu, ileri sürerek araç bedeli ve yapılan masraflara ilişkin olarak 21.667,35 TL'nin davalılardan tahsiline-
Dava tarihi (21.11.2014) itibariyle kredi kartı ve tüketici kredisi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasının tüketici mahkemesinde görüleceği-
