Meskeniyet şikayetinde, şikayetçi borçlunun geçerli bir mazeret bildirmemiş ve duruşmaya gelmemiş olması halinde, dosyanın işlemden kaldırılmasına (HMK. mad. 150/1) ve davanın açılmamış sayılmasına (HMK. mad. 320/4) karar verilemeyeceği, taraflar gelmeseler bile inceleme yapılıp şikayetin sonuçlandırılması gerektiği (İİK. mad. 18/3)- Eksik olan delil avansının yatırılması için  masrafı dosyada mevcut gider avansından karşılanmak suretiyle borçlu vekiline kesin süre içeren meşruhatlı davetiye çıkartıldıktan sonra karar verilmesi gerekeceği, mahkemece, "eksik avansın yatırılmadığı ve duruşmaları takip etmeyen borçlu vekiline bu konuda tebligat yapılması gerekmediği" gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Gider avansının yatırılmış olmasının dava şartları arasında olduğu, mahkemece bu koşulun mevcut olup olmadığının kendiliğinden araştırılacağı, şartın noksanlığı tespit edilir ise davanın usulden reddine karar verileceği, harç ve avansların Bakanlıkça saptanacağı ve dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacağı, avansın yeterli olmadığının anlaşılması durumunda davacıya iki haftalık kesin süre verileceği, 30.09.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği belirtilen Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 4. maddesi uyarınca, gider avansının; tebligat, bilirkişi ücreti ve diğer iş ve işlemler için dava açılırken alınması gereken bir tutar olduğu, dava şartı olmayan ve HMK'nın 324. maddesinde düzenlenen, taraflardan birinin, ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen ve verilen kesin süre içinde yatırılmak zorunda olunan (delil ikamesi için) avansa ilişkin yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, diğer tarafın bu avansı yatırabileceği, aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı- Davanın HMK'nın yürürlüğünden önce açılmış olması, dilekçelerin teati aşaması tamamlanarak, tahkikat aşamasına gelinmiş olması karşısında bu aşamada masrafa gerek olması halinde HMK'nın 324. maddesi uyarınca sonuca gidilmesi gerektiği nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı- Mahkeme karar başlığında dava tarihinin yanlış yazılması ve davacının öldüğü anlaşılmakla mirasçılarının isimleri yerine murisin isminin yazılmasının da doğru olmadığı-
Kooperatif çalışanlarının haksız eylemi nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davada, kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimsenin lehine hükmedilecek olan manevi tazminat tutarının, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate alınarak belirlenmesi gerekeceği-
Davacı kurum vekili, ödenek sıkıntısı nedeniyle bilirkişi ücretinin süresinde yatırılamadığını belirtmiş olup, davacı son celseden önce bilirkişi ücreti yatırdığına göre davanın da uzamasına sebep olmadığı dikkate alınarak HMK 324 uyarınca işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Özel Dairenin ilk bozma kararı sonrasında, Yerel Mahkemenin bozmaya uyulmasına karar vermesi karşısında, bozma ilamında değinilen biçimde; Adli Tıp Genel Kurulu'ndan rapor alınarak, çelişkinin giderilmesi hususunda davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, doğmuş olan bu usuli kazanılmış hakka Yerel Mahkeme uymak zorunda olduğundan, daha sonra usuli kazanılmış hakkı ihlal eder şekilde, davacının Adli Tıp Kurumu raporu ile maluliyet durumunun tespit edildiği gözetilerek, maluliyet aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Haczedilmezlik şikayetini ileri süren borçlunun bu iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu- Mahkemenin ara kararında istenen avansın, keşif ve bilirkişi ücreti olduğu belirtildiğinden, istenen avans delil ikamesi avansı niteliğinde olup, HMK. mad. 324 gereğince, bu avansın süresinde yatırılmamasının hukuki sonucunun, delile dayanan tarafın o delilden vazgeçmiş sayılacağı olduğu-
Dava şartı olarak düzenlenen gider avansının dava açılırken yatırılması gerektiği ve bu aşamanın geçtiği, dolayısıyla tamamlanmış olduğu, öyleyse HMK hükümlerinin tamamlanmış işlemleri etkilemeyeceği, 1086 sayılı HUMK yürürlükteyken açılan bu davada istenilen giderlerin delil avansı kabul edilip, HMK'nun 324. maddesi uygulanmak suretiyle sonuca gidilmesi gerektiği-
Çeke dayalı alacak istemine ilişkin davanın 1086 sayılı HUMK döneminde açıldığı ve davanın tahkikat aşamasında olduğu, bu davada, gider avansı değil, HMK'nun 324. maddesi uyarınca delil avansı istenebileceği, delil avansının yatırılmamasının o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı-
Delil avansı gider avansında olduğu gibi HMK'nun 114. maddesinde belirtilen dava şartları arasında sayılmadığından, mahkemece ara kararında belirtilen delil avansının yatırılmaması nedeniyle dava şartlarının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddinin doğru olmadığı, mahkemece yapılacak iş, HMK'nun 324/2 maddesi gözetilerek ara kararında belirtilen delil avansıyla ilgili delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı hükmü karşısında diğer delillerin incelenip sonucuna göre bir karar verilmesinden ibaret olması gerekeceği-
Ara karar ile davacı vekilinin yatırması istenen bedeller HMK'nun 120. maddesinde öngörülen gider avansı olmayıp, delil avansı olduğundan, olayda gözetilmesi gereken yasa hükmünün HMK.'nun 120,114 ve 115. maddeleri olmayıp aynı Yasa'nın 324. maddesi olduğu-