Davacı lehine bozulan ve uyulan bozma kararı sonrası ücret araştırması yapılarak davacı tarafın tazminat ve alacaklarının bilirkişi raporu ile hesaplandığı,  bu hesap raporun üzerine de davacı vekili belirlenen tazminat ve alacaklarını ıslah sureti ile arttırarak talepte bulunduğu, bozma içeriğine göre bozmadan sonra araştırma yapılmış ve tahkikat devam etmiştir, tahkikat devam ettiğine göre davacı tarafın ıslah işleminin kabulünün gerektiği-
Her ne kadar bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı kuralı gereğince davacının taleplerinin reddine karar verilmiş ise de; Mahkemenin, idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine dair 30.11.2010 tarihli kararı, Dairemizce uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine tabi sözleşme ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle adli yargının görevli olduğu yönünde bozuduğu, Adli yargının uyuşmazlığı çözmede görevli olduğu hususunda yapılan usuli bozmadan sonra ıslah yasağının uygulanmayacağı-
Defilerin davada ileri sürülmedikçe hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmayacağı, takas ve mahsubun da bir defi olduğu, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamayacağı, davalı süresi içinde takas ve mahsup definde bulunduğu halde mahkemece davalının takas ve mahsup savunması üzerinde durularak davacının işçilik alacakları hakkında yeniden bir karar verilmemesi, Islah dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmemesi ve duruşmada da okunmamasının bozma sebebi olduğu-
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tazminat davası-
Taraflar arasındaki tazminat davası-
Islah dilekçesinin bir örneğinin karşı tarafa tebliğ edilmesi ya da okunması gerektiği gözetilmeden, ıslah ile arttırılan meblağlara hükmedilmesinin hatalı olduğu- Gecikme (kira) tazminatı ve ifaya ekli cezai şart alacağının bağımsız bölümün teslim edilmesi gereken tarih ile teslim tarihi arasındaki süre için hesaplanması gerekeceği-
Davalının zamanaşımı defi sebebiyle hesaplamaya konu dönem 17.10.2002 tarihinden işçinin kadroya alındığı 08.09.2003 tarihine kadar zaman kesitini kapsamakla bu dönem içinde davacının bağlı olarak çalıştığı alt işveren veya alt işverenler yönünden değerlendirme yapılarak muvazaa araştırmasına gidilmesi gerektiği-  Bozma karan üzerine ıslah yapılabilmesinin mümkün olmadığı-
Taraflar arasındaki alacak davası-
İİK.’ nun 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davası genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan bir dava olup, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe icra mahkemesine yapılan itiraza karşı açılmayacağı- Davacı ıslah ile dava sebebini veya talep sonucunu değiştirebileceğinden ve davacı itirazın iptali talebini alacak talebi olarak ıslah ettiğini bildirmiş olduğundan Bu durumda ıslah talep edilebileceğinden, mahkemece ıslah talebinin HMK 177 vd. maddelerine uygun olup olmadığı üzerinde durulup varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-