Satışı vaad edenin, taşınmazın maliki olmaması satış vaadinin geçerliliğini ve içeriğini etkilemeyeceği- Resmi şekle uygun olarak geçerli bir biçimde kurulan sözleşmede yer alan davalının taşınmazın mülkiyeti devir ediminin ifasının, üçüncü kişinin aynı taşınmazla ilgili açtığı davada verilen “üçüncü kişi lehine” iptal kararı nedeniyle, ilerde de imkansızlaşması nedeniyle, davalının taşınmazın mülkiyetini devir vaadine ilişkin “aynen ifa” nın yerini “tazminat borcunun” alacağı-
Bir kimse kendisine ait veya yasanın himaye ettiği hakka dayanarak üçüncü kişiye ait taşınmaz üzerine yapı inşa etmiş ve imâr uygulaması sonucunda bu yer davacıya ait parsel içinde kalmış ise, o kimsenin kendi arzu ve iradesi dışında oluşan bu durumdan sorumlu sayılmayacağı-
Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davada, önemli olanın murisin bu işlemi yaparken güttüğü amacın ne olduğunun tespiti olduğu, iradenin hangi vasıta ile kullanıldığının bu anlamda bir önemi bulunmadığından, uyuşmazlığın sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi için davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün, diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması gerektiği-
Davacının mevcut binasını restore ederek iyileştirmesinin, Türk Medeni Kanunu’nun 718. maddesine istisna getiren aynı kanunun 724. maddesinde belirtilen kendi malzemesi ile başkasının arazisi üzerinde iyiniyetle inşaat yapmak anlamına gelmeyeceği, dolayısı ile burada, davacının Türk Medeni Kanunu’nun 724. maddesinden yararlanması olanağının olmayacağı–
Resmi şekilde yapılmayan gayrimenkul satışının geçersiz olduğu-
Davaya konu işletme, davalı şirket tarafından dava dışı şirkete devredilip teslim edildiğinden davacı şirketin davaya konu işletme üzerinde hapis hakkının kalmadığı, bu talep ile ilgili bir karar verilmesine yer olmadığı-
Paydaşlar arasındaki el atmanın önlenmesi davalarında, öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planının olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulması gerekeceği, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiğinin saptanması gerekeceği, yoksa uyuşmazlığın, müşterek (paylı) mülkiyet hükümlerine göre çözümleneceği–
Muvazaa nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında, uyuşmazlıkların sağlıklı ve adil çözülebilmesi için, miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması gerekeceği; Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tesbit edilebilmesi için delillerin eksiksiz toplanması ve ülke ve yörenin gelenek, göreneklerinin, toplumsal eğilimlerin, olayların akışının, miras bırakanın sözleşme yapmakta haklı ve makul bir nedenin bulunup bulunmadığının, davalı yanın alış gücünün ve satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki farkın birlikte değerlendirilmesi gerekeceği–
Murisin diğer mirasçılardan mal kaçırma irade ile temliki gerçekleştirmediği gözetildiğinde 1.4.1974 tarih ve1/2 Sayılı inançların Birleştirme Kararının olayda uygulama olanağının bulunmayacağı-
Tapuda «bağış» gösterilerek miras bırakan tarafından devredilmiş olan taşınmazlar hakkında «muris muvazaası nedeniyle» iptal davası açılamayacağı -
