Tapu iptali ve tescil, tazminat davasında, davalı ve davacılar murisi B... H... arasında yapılan adi yazılı sözleşmedeki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan payın devrine ve diğer bir sözleşmedeki taşınmaz devrine ilişkin taahhütler kanunun öngördüğü resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğundan davacıların, bilirkişilerce hesap edilen pay bedeli olan 604 TL ve daire bedeli olan 5.000 TL'nin tahsilini talep edemeyecekleri-
Davacının çekişmeli 4 parsel sayılı taşınmazda kullandığı ya da kullanabileceği bölüm olup olmadığı belirlenip, kullandığı yada kullanacağı bölüm varsa davanın reddedilip, 2 parsel sayılı taşınmazda ise elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesi gerektiği-
Çekişme konusu taşınmazın davalıların kullanımında olup, davacının fiilen kullandığı bir bölümün olmadığı anlaşıldığından davalı ... 3. kişi olup çekişmeli taşınmazda paydaş olmadığından mutlak olarak elatmanın önlenmesine, diğer davalılar yönünden payları oranında elatmalarının önlenmesine karar verilmesi gerektiği-
Fiili kullanma biçiminin oluştuğu saptanması halinde çekişmeli fırının kimin kullanımına bırakıldığının belirlenip, fiili kullanma biçimi oluşmamış ise, davacının çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanabileceği bir bölüm olup olmadığının belirlenip sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davada, tapu kaydına göre, satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazda 749/960 payın davalı şirket adına kayıtlı olup satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı bulunduğundan işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verileceği-
Taraflar arasındaki sözleşmeye göre satışa konu yapılan dairenin, sözleşme tarihinden itibaren 30 ay içerisinde teslim edilmesi gerekmekte olup, sözleşmenin anılan bu hükmündeki ifa zamanının kesin vade niteliğinde olduğunun kabulü gerektiğinden, bu tarih ile teslim edilme tarihi arasındaki kira kaybından davalının sorumlu olduğu-
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin resmi şekilde düzenlenmesinin ve bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin yapılacak ön sözleşmelerin ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlı olmasının kanunla zorunlu tutulduğu göz önünde bulundurularak, cezai şartın düzenlendiği sözleşme adi yazılı olup, TBK mad. 29 'a aykırı şekilde, resmi şekle uygun olarak düzenlenmemiş olduğundan, geçersiz ön sözleşmede yazılı cezai şartın talep edilebilmesinin mümkün olmadığı-
Satış bedelinin tamamını ödediğini ve tapusunu aldığını ancak davalının bakiye satış bedelinin tahsili için aleyhine takip başlattığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini isteyen davacının, noterden düzenlenen sözleşmede ve adi yazılı belgede bakiye satış bedelinin tapu devrinden sonra ödeneceğini taahhüt etiği gibi tapu devrinden sonra ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği-
Bir hukuki işlemin 6502 s. yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde ve tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerektiği- Tapuda kayıtlı taşınmazların satışının resmi şekilde yapılmasının zorunlu olduğu, haricen yapılan satış sözleşmelerinin hukuken geçersiz olduğu- Müteahhitin, arsa sahibi ile imzalamış olduğu kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince kendisine düşen daireleri, resmi olmayan ancak yazılı bir sözleşme ile üçüncü kişiye satması halinde ise, alacağın temliki söz konusu olduğundan, buna göre yapılan taşınmaz satış sözleşmelerinin geçerli olduğu- Öncelikle davalının mesleki amaçla hareket edip etmediği, müteahhit olup olmadığı, müteahhit ise satışa konu olan bağımsız bölümün bulunduğu taşınmazın tapu kaydı incelenerek, tapu kaydının davalı adına olmadığının tespiti halinde ise söz konusu taşınmaz nedeniyle davalı tarafından imzalanmış kat karşılığı inşaat sözleşmesinin mevcut olup olmadığı, mevcutsa satış konusu dairenin, inşaat sözleşmesinde müteahhite düşen yerlerden olup olmadığı araştırılarak bunun sonucuna göre ve sözleşmenin geçerli olup olmadığının kesin olarak belirlenmesinden sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği-
Alacak davasında, tapuya kayıtlı söz konusu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme, resmi biçimde yapılmayıp geçersiz olduğundan, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davacı tarafından davalıya taşınmazın satışı için verilen bedeli davalının geri vereceği- Sebepsiz zenginleşme gereğince verilenlerin iadesi sağlanırken, ödenen paranın ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması, başka bir deyişle denkleştirici adalet ilkesinin uygulanması gerektiği-