Kesin olmayan yetki itirazının bir ilk itiraz (HMK. md. 116/1-a) olduğu, ilk itirazların bir ön sorun gibi incelenmesi ve karara bağlanması gerekeceği-
Boşanma davalarında yetkili mahkemenin, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturulan yer mahkemesi olduğu; TMK. 168'de belirtilen bu yetki kuralının re'sen dikkate alınabilecek kesin yetki olmadığı; bu hususun, HMK. 116/1-a uyarınca, taraflarca ilk itiraz süresi içinde ileri sürülmesi halinde dikkate alınabileceği-
Velayete ilişkin davaların, basit yargılama usulüne tabi olduğu, basit muhakeme usulüne tabi olan hallerde, davalının ilk oturuma kadar yetki itirazında bulunmasının mümkün olduğu-
D.çenin borçlu tarafından imzalanmasının unutulmuş olması olgusunun dilekçenin geçersiz sayılması gibi bir sonuç doğurmayacağı-
Kesin yetki kuralının söz konusu olmadığı hallerde mahkemelerin yetkisine yönelik itirazların ilk itirazlardan olduğu, mahkemece taraflara delillerini sunmak üzere süre verilmeden ve herhangi bir gerekçe gösterilmeden davalının yetki itirazının reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirdiği-
İlk itirazda bulunan davalının, bu itirazı incelenip sonuçlanıncaya kadar duruşmalara gelmek zorunda olmadığı-
Yetki itirazı hakkında verilen ara kararının ilgilisine tebliğinde yasal zorunluluk bulunup, belirtilen yasal kurala uyulmadan davalının yokluğunda hüküm kurulması, savunma hakkını ve davanın sonucunu etkileyen önemli bir usul hatası olup; hükmün bu nedenle bozulması gerekeceği-
Yetki itirazının ilk itirazlardan olup esasa cevap süresi içinde ileri sürülmesi gerekeceği, esasa cevap için kanunen tayin olunan 10 günlük süre içinde yapılmaması halinde bu itirazın dinlenmeyeceği-
Davalı tarafınca süresinde yetki itirazında bulunulduğunda taraflara yetki itirazı ile ilgili delilleri sorulup gösterdikleri taktirde tüm deliller toplanıp, birlikte değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu-