Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adres olarak kabul edileceğine ve tebligatın burada yapılacağına imkan veren Tebligat Kanununun 10. maddesine 6099 s. Yasayla ilave edilen hükmün; bu adresin aynı davada (boşanma davasında) "hasım" olan diğer tarafın adresi olmaması halinde uygulanabilineceği- Dava dilekçesinde "müşterek konuta dönmediği" açıkça ifade edilen davalıya, aynı zamanda davacının da yerleşim yeri adresi olan adreste Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre yapılan tebligatın geçersiz olduğu- Kesin olmayan yetki itirazının bir ilk itiraz olduğu ve ilk itirazların bir ön sorun gibi incelenmesi ve karara bağlanması gerektiği-
Davalı UEDAŞ'ın Özelleştirme Yüksek Kurulunun 02.04.2004 tarih ve 2004/22 sayılı kararı ile kurulup, 01.03.2005 tarihinde ticaret sicil memurluğunca tescil edildiği, kural olarak her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir ise de; haksız fiil nedeniyle verilen zarar olay gününde meydana geldiğinden, hukuki sorunun da olay günündeki koşullara göre çözümlenmesinin zorunlu olduğu, davalılar TEDAŞ ile UEDAŞ arasında 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir sözleşmesinin imzalandığı anlaşıldığından mahkemece, davaya konu orman yangının meydana geldiği tarih ve davalı UEDAŞ'ın kuruluş ve tüzel kişi olduğu tarih üzerinde durulmadan, ayrıca davalılar arasında imzalanan 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir sözleşmesinin aslı veya onaylı bir suretinin dosya içerisine alınarak,davalı UEDAŞ'ın dava konusu olay nedeniyle husumet ehliyeti hakkında bir araştırma yapılmadan, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan hükmün bozulması gerektiği-
Hukuki nitelendirmeyi yaparak uygulanacak kanun maddelerini belirleyecek olanın "hakim" olduğu (HMK. mad. 33)- İddianın ileri sürülüş şekline göre davanın, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkin olduğu ve davalarda boşanmaya, evliliğin iptaline veya hakim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi durumunda bu davaları sonuçlandıran yer mahkemelerinin yetkili olduğu (TMK. mad. 214/2) ancak bu yetki kuralı kesin nitelikte bulunmayıp HMK. mad. 19/2 ve 116 uyarınca cevap süresi içinde ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerektiğinden, itiraz bulunmaması halinde mahkemece res'en yetkisizlik kararı verilemeyeceği-
Eldeki menfi tespit, ölüm aylığı bağlanması ve aksine olan Kurum işleminin iptali istemli davada, kesin yetkinin söz konusu olmadığının belirgin olduğu, yasal süre içerisinde yetki itirazında bulunulmadığı ve mahkemenin yetkili hale geldiği gözetilmeksizin yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Tahkim sözleşmesinin taraflar arasındaki sözleşmenin bir şartı veya ayrı bir sözleşme şeklinde yapılabileceği-
Tarafı ... İlçe Belediyesi olan mahkeme kararına dayalı talepleri ... Büyükşehir Belediyesinin yerine getirmesine..." karar verildiği ve davacı ... Belediyesinden ... Büyükşehir Belediyesine devredilen işçiler arasında gösterildiği, husumet bir dava şartı olup, davacı kanunun uygulamasından kaynaklı olarak bu hususta yanılmış olmakla mahkemece, 6100 sayılı HMK 116/2. maddesi gereği davacıya davasını ... Büyükşehir Belediyesi'ne yöneltmesi için süre verilmesi ve dava ve düzeltme dilekçesi ... Büyükşehir Belediyesi'ne tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekeceği-
İki haftalık cevap süresinden sonra yapılan yetki itirazının, tasarrufun iptali davasına bakan mahkemece dikkate alınmaması gerektiği-
Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, HMK'da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin İş Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekeceği - İş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin davanın, seçimlik hakkın kullanılarak davalı şirketin adresine bağlı olarak açılmasının genel yetki kuralına uygun olduğu, süresinde ve usulüne uygun yetki itirazı olmadığı gözetilerek yargılamaya devam edilmesi gerekeceği-
Yetki itirazının süresi içerisinde yapılmaması halinde, davanın kaldığı yerden devamı gerekeceği-
İş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine ilişkin davada; ikametgâh adresi Sandıklı olan davacının HMK 16. maddesindeki seçimlik hakkını, yerleşim yerinde dava açarak kullanması, genel yetki kuralına uygun olup, mahkemece, süresinde ve usulüne uygun yetki itirazı olmadığı, kesin ve kamu düzenine ilişkin bir yetki kuralı da olmadığı gözetilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği-