Boşanmada manevi tazminata hükmedilirken kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerektiği-
Tarafların iradelerini etkileyip sözleşmeyi (boşanma protokolünü) yapmalarına neden olan şartlar daha sonra önemli surette, çarpıcı, adaletsizliğe yol açan olayların gerçekleşmesi ile değişmişse, tarafların artık o akitle (boşanma protokolüyle) bağlı tutulmayacağı ve değişen bu koşullar karşısında TMK.'nun 2. maddesinden yararlanılarak sözleşmenin (boşanma protokolünün) yeniden düzenlenebileceği- Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilip, delilleri toplanıp, iddia ve savunmaları değerlendirilip, nafaka takdir edilirken taraflar arasında mevcut olan denge durumu da dikkate alınarak, hakkaniyet ilkesi (TMK. mad. 4) gereğince nafakanın artırılıp artırılmayacağının değerlendirilmesi gerektiği-
Her dava açıldığı tarihe göre değerlendirileceğinden, kadın tarafından dava tarihinden sonra gerçekleştirilen sadakat yükümlülüğüne aykırı ey-lemin kadına kusur olarak yüklenemeyeceği- Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-davacı erkeğin ağır ya da eşit kusurlu olmadığı ve yaşanan olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşıldığından, mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları dikkate alınarak erkek yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekeceği-
İki taraflı trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminatı istemi-
Trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi-
Mal rejiminin sona erdiği, boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle mevcut olmadığı gibi mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacağı karşılıksız bırakmak için davalı tarafından elden çıkarıldığı kanıtlanamadığından söz konusu taşınmaz nedeniyle talep edilen alacağın reddine karar verilmesi gerekirken diğer alacaklara eklenerek fazla alacağa hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
Trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davada, manevi tazminatın, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde, murisin yaşı, kaza tarihi, kusur durumu ve oluşa göre hükmedilmesi gerektiği-  Temerrüt tarihi belirlenmeden davalı sigorta şirketi yönünden maddi tazminat hususunda kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesinin hatalı olduğu- Hatır taşımasının varlığı halinde, belirlenen tazminattan takdir edilecek oranda hakkaniyete uygun olarak hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği- Desteğin, ölüm nedeni itibariyle kaza sırasında zararın artmasını önleyecek güvenlik tedbiri olan emniyet kemeri takıp takmadığı, takmamış ise bu durumun müterafik kusur oluşturup oluşturmayacağının, yine ceza dosyasındaki bu husustaki maddi olgular da gözetilerek, tazminattan makul oranda indirim gerekip gerekmediğinin tartışılması ve sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Trafik kazasında cismani zarardan kaynaklanan manevi tazminat istemi-
Trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı, defin gideri ve manevi tazminat istemi-
Çocuk sahibi olmak istemeyen ve bu sebeple ameliyat olmasına rağmen çocuk sahibi olan davacı lehine manevi tazminata hükmedilirken hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalınması, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesinin, olayın vehametinin, davalıların kusurunun, istek sahibinin toplumdaki yerinin, kişiliğinin, hassasiyet derecesinin gözetmesi gerektiği-