İpotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye İİK'nun 150/ı maddesi gereğince hesap özeti gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de; ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesi için TMK'nun 887. maddesi uyarınca, alacağın kendisinden istenilmesinin yani muacceliyet ihtarının gönderilmesinin gerektiği, yani, söz konusu düzenleme gereğince, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamayacağı, ayrıca belirtmek gerekir ki, hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesinin veya tebliğ edilmiş sayılmasının TMK'nun 887. maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçeceği-
Borçlulara gönderilen hesap özetine borçlular tarafından 8 günlük yasal süresi içinde itiraz edildiği, ihtarname borçlulara tebliğ edildiğine göre ipoteğin limit ipoteği olmasının ve ihtarnameye süresi içinde itiraz edilmesinin, borçlulara icra emri gönderilmesine engel teşkil etmeyeceği, ancak borçlular hesap özetine 8 günlük süre içerisinde itiraz ettiklerine göre, hesap katında bildirilen alacak ve faiz miktarının kesinleşmediği, bu durumda alacaklı bankadan İİK'nun 150/ı ve 68/b maddelerinde yazılı belgeler istenip, bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
İİK.'nun 150/ı maddesine göre, krediyi kullandıran taraf, borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter marifetiyle borçluya (krediyi kullanan tarafa), kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ettiği takdirde, icra müdürlüğünce borçluya icra emri gönderileceği, bunun için ipotek akit tablosunun kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmesinin şart olmadığı, krediyi kullanan borçlunun, noter aracılığı ile 8 gün içinde hesap özetine itiraz ettiğini ispat ettiği takdirde, hesap kat ihtarnamesinde talep edilen borç miktarına şikayet yoluyla karşı koyma hakkı kazanacağı, bu durumda ise alacaklının, alacağını İİK. nun 68/b maddesi çerçevesinde diğer belgelerle ispatlamasının gerekeceği-
İpotekli takibi yapan takibe konu alacağın doğduğu kredi sözleşmelerinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı taşıdığından, kefaleti nedeniyle yapılan ödemeler nedeniyle diğer borçlulara ancak ilamsız takip yoluyla rücu edebileceği, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapma hakkı bulunmadığı-
Krediyi kullanan tarafın, kendisine gönderilen hesap özetine, tazmin talebine veya ihtara tebliğ edildiği tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmiş ise icra emrinin tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikayette bulunabileceği, böyle bir durumda ihtardaki borç miktarının kesinleşmeyeceği, krediyi kullandıran taraf ise; alacağını İİK.'nun 68/b maddesi çerçevesinde diğer belgelerle ispat edebilirse krediyi kullanan tarafın şikayetinin reddedileceği-
Tüketici kredisi niteliğinde olan konut kredisi alacağına ilişkin ipotek akit tablosu, kesin borç ikrarı içermediğinden, borçlu aleyhine ancak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla "ilamsız takip" yapılabileceği ve borçluya örnek 9 ödeme emri gönderileceği- İlamlı takip yapılması halinde ise mahkemece takibin iptali yerine icra emrinin iptaline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekeceği-
İpoteğin, borçlunun bankaya karşı olan tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere düzenlendiği yani kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmediği, alacaklının salt bu ipotek akit tablosuna dayanarak borçlu hakkında ilamlı icra takibi yapamayacağı- Ancak alacaklının kredi geri ödemesinin yapılmaması nedeni ile noter vasıtası ile hesap kat ihtarnamesi tebliğ ettiği bu durumda icra müdürlüğünce İİK'nun 150/ı maddesinin göndermesi ile aynı Kanun'un 149. maddesi gereğince borçluya icra emri gönderilmesinin usule uygun olduğu- Borçlunun kendisine gönderilen hesap kat ihtarnamesine süresi içinde itiraz etmekle icra hukuk mahkemesine şikayette bulunma hakkı kazandığı-
İİK. mad. 68 ve 150'nin tüketici (konut) kredilerinde uygulama olanağı olmayacağı- Takibe dayanak alacağın, konut finansman kredisi nedeni ile alınan kredi borcuna ilişkin olarak kurulduğu, bu durumda, borçlunun temerrüde düşüp düşmediği, borcun muaccel olup olmadığı, muaccel olan borcun miktarı ve faizi yapılan özel sözleşmelerin koşullarında değerlendirilmeden ipotek ilam niteliği kazanmayacağı- İlam niteliği bulunmayan belgeye yönelik şikayetin süresiz şikayete konu edilebileceği- Mahkemece; alacağın varlık ve miktarı 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında yargılama yapılmasını zorunlu kıldığından bu yönde bir ilam alınmadan başlatılan takibin açıklanan ve kanunun emredici hükümlerinden kaynaklanan bu hususlar re’sen nazara alınarak borçlu şikayetinin kısmen kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece yerinde bir gerekçe ile ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarı içermediği kabul edildiğinde ve alacaklı İİK'nun 150/ı maddesinde sayılan kişilerden olmadığında alacaklı tarafından borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılamayacağı ve borçluya örnek 6 icra emri gönderilemeyeceği; ancak ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarı içermemesinin alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip yapılmasına engel olmadığı ve bu durumda borçluya örnek 9 ödeme emri gönderilmesi gerektiği-
Alacağın tüketici kredisinden kaynaklanması halinde, borçlunun temerrüde düşüp düşmediği, alacağın muaccel olup olmadığı, ne miktarının tahsil edilebilir olduğu faiz miktar ve oranlarının tespiti, tüketici yasası koşullarında yargılama yapılmasını gerektirmekte olup, İİK.nun 68/b ve 150/ı maddelerinin tüketici kredilerinde uygulanma olanağının bulunmadığı- Alacağın varlığı ve miktarı, 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında yargılama yapılmasını zorunlu kıldığında, mahkemece icra emrinin iptaline karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği-
