“Usuli kazanılmış hak”kın; temyiz merciince bir kararın bozulması ve mahkemenin bozma kararına uyması halinde, bozulan kararın bozma sebeplerinin şümulü dışında kalmış cihetlerin kesinleşmiş sayılmasını ifade ettiği ve bu kuralın davaların uzamasını önlemek amacıyla kabul edilmiş çok önemli bir usul hükmü olduğu- Bir cihetin bozma kararının şümulü dışında kalmasının iki şekilde olabileceği; ya o cihetin açıkça bir temyiz sebebi olarak ileri sürülmüş fakat Dairece itirazın reddedilmesi yahut da onu hedef tutan bir temyiz itirazı ileri sürülmemiş olmasına rağmen dosyanın temyiz Dairesince incelendiği sırada, dosyada bulunan yazılardan onun bir bozma sebebi sayılması mümkün bulunduğu halde o cihet Dairece bozma sebebi sayılmaması olduğu, her iki halde de o konunun bozma sebebi sayılmadığı ve başka sebeplere dayanan bozma kararına mahkemece uyulmuş olmasının taraflardan birisi lehine “usuli bir müktesep hak” meydana getireceği-
İpotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye İİK.nun 150/ı maddesi gereğince “hesap özeti” gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de, ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesinin, TMK.nun 887. maddesi uyarınca alacağın kendisinden istenebilmesi, kendisine muacceliyet ihtarının gönderilmesine bağlı olduğu; hesap özetinin tazmin talebinin veya ihtarının ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesinin veya tebliğ edilmiş sayılmasının, TMK.nun 887. maddesinde öngörülen “ödeme talebi” yerine geçeceği-
Borçlu, hesap kat ihtarının tebliğ tarihinden, takibin kesinleştiği tarihe kadar varsa “itfa itirazları”nı bildirebileceği ancak bu itirazın İİK.nun 149/a ve 33/I maddelerine göre “yazılı” nitelikteki belgelerle kanıtlanması gerekeceği-
Kural olarak alacağın muacceliyetinin, ihbarın yapılmasına bağlı olduğu durumlarda, alacaklının hem asıl borçluya hem de borçtan kişisel olarak sorumlu olmayan ipotekli taşınmaz malikine, muacceliyet ihbarında bulunmasının zorunlu olduğu, muacceliyet ihbarında bulunulmadan icra takibine geçilemeyeceği, ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değil ise, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlı olduğu-
Takip talebinde sadece asıl borçlu gösterilerek takibe geçilmişse de, HMK. mad. 124 uyarınca, alacaklının ek takip talebinde bulunmak suretiyle ipotek veren üçüncü kişiyi takibe dahil ettirilebileceği- Takibe konu ipoteğin kesin borç ipoteği olmadığı ve İİK'nun 150/ı maddesindeki şartların da oluşmadığı görüldüğünden borçlu adına icra emri gönderilemeyeceği, ancak ödeme emri gönderilebileceği ve bu durumda takibin iptaline karar verilmesi gerektiği-
İhtarname borçlulara tebliğ edildiğine göre ipoteğin limit ipoteği olması ve ihtarnameye süresi içinde itiraz edilmesi, borçlulara icra emri gönderilmesine engel teşkil etmeyeceği, ancak borçlular hesap özetine 8 günlük süre içerisinde itiraz ettiklerine göre, hesap katında bildirilen alacak ve faiz miktarının kesinleşmediği, bu durumda alacaklı bankadan İİK'nun 150/ı ve 68/b maddelerinde yazılı belgeler istenip, bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği- İİK.nun 150/i maddesi uyarınca yapılan takiplerde, mahkemece alacak miktarının ve varsa borçlular tarafından yapılan ödemelerin belirlenmesi için, takibin dayanağını oluşturan kredi hesapları ile ilgili kredinin kullandırıldığı banka şubesindeki kayıt, defter ve tüm belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere alacaklının İİK.nun 68/b maddesi çerçevesinde alacağını diğer belgelerle ispat edip etmediğinin değerlendirilmesi gerekeceği-
Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle tesis edilen ipoteğe dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takibe geçilip şikayetçi borçluya İİK.nun 150/ı maddesi kapsamında icra emri gönderilmiş olduğundan, alacağın dayandığı kredi sözleşmesinin türü ve niteliği belirlenerek, borçluların temerrüde düşüp düşmediği, borcun muaccel olup olmadığı, muaccel olan borcun miktarı ve faizi yapılan özel sözleşmelerin koşulları değerlendirilerek ipoteğin ilam niteliği kazanıp kazanmadığı tespit edilerek sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerektiği- İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılamayacağı, ilamsız takip yapılması gerektiğine ilişkin şikayetin süreye tabi olmadan yapılabileceği-
İİK. mad. 149 uyarınca, asıl borçlu ile ipotek veren arasında zorunlu takip arkadaşlığının bulunduğu- Asıl borçlu hakkında iflasın ertelenmesi davası kapsamında verilen tedbir kararının, ipotekli taşınmaz maliki yönünden sonuç doğurmayacağının kabulünün mümkün olmadığı-
Krediyi kullanan borçlunun noter marifetiyle sekiz gün içinde hesap özetine itiraz ettiği ispat edildiği takdirde, krediyi kullandıran tarafın İİK'nun 68/b maddesi çerçevesinde alacağını diğer belgelerle kanıtlamasının zorunlu olduğu-
Yöntemine uygun hesap kat ihtarı tebliği bulunmadığından, şikayetçi borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra emri gönderilmek suretiyle takip yapılmasının mümkün olmadığı-