İçerik Akışı
Yediemindeyken Zarar Gören Araç- Tazminat İstemi-
Davacı, aracının davalı yedieminde iken (boş bir araziye terk edildiği, kaza yapıldığı, ön tarafın tamamen göçük ve darbeli, camlarının kırık olduğu, damperinin olmadığını ve bu nedenle) zarar görmesi nedeniyle icra takibi sırasında belirlenen değerini istemekte olup mahkemece, davalının haksız eylemi nedeniyle davacının uğradığı gerçek zararın hüküm altına alınması gerektiği; aracın kıymet takdir tutanağında ve dava değeri olarak belirtilen meblağ ile bilirkişi raporunda hesap edilen toplam zarar miktarı arasındaki farka hükmedilmesinin hatalı olduğu; davacının zararı tam olarak karşılanmadığı- Mahkemece, davacının gerçek zararının, davalının teslim görevini yerine getirmediği yıl itibariyle, aracın tamir edilebilir olup olmadığı, tamir edilebilecek ise onarım gideri ve değer kaybı, tamir edilebilecek durumda değil ise aracın o tarihteki değerinin tespiti için uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Kısmi Ödeme- Bozma Sonrası Talep Edilebilecek Alacak Miktarı-
İcra takibinden sonra borçlu tarafından yapılan kısmi ödemenin ödeme tarihi itibarıyla TBK. mad. 100 gereğince, öncelikle masraf ve faize mahsup edilmek suretiyle bakiye asıl alacağın belirlenmesi, belirlenen bu bakiye asıl alacak matrah alınarak bozma sonrası tanzim edilen ikinci icra emri tarihi itibariyle talep edilebilecek alacak miktarının belirlenmesi gerektiği-
Sıra Cetveline İtiraz-
Alacağın temlikinin ivazı olarak ipotek tutarı kadar bir paranın bankaya yatırılmış olmasının, kural olarak borcun ödemeyle sona erdiği anlamına gelmediği- Borçlunun şahsının önem taşımadığı borç ilişkilerinde edimin, üçüncü kişi tarafından yerine getirilmesine engel bir durum bulunmamakla birlikte, temlik işleminin iptale tâbi bir tasarruf olarak (İİK. mad. 277 vd.) ödemeyi gizleyecek bir muvazaaya dayandığı ispatlanmadıkça, ödemenin alacağı temlik alan kişi tarafından değil de, asıl borçlu tarafından yapıldığının kabul edilemeyeceği- Sıra cetveline itiraza ilişkin davada, davacı "alacağın muvazaalı olduğunu" ve "davalı banka alacağının ödeme suretiyle sona erdiğini, bunun teminatı olarak taşınmaz üzerine tesis edilen ipoteğin de bu fonksiyonunu yitirdiğini" ileri sürmüş ve mahkemece "borcun sona erme iddiasının bulunması" dolayısıyla ispat yükünün davacı yana bırakılması isabetli olmuşsa da, temlik bedeli olarak yatırılan tutarın, borcu sona erdirmek amacıyla yapılmadığı ve davalıya, davalı banka tarafından yapılan temlik ile alacağın davalı 3. kişiye geçtiği ve yine bu amaçla bankaya yapılan temlik ödemesinin davalının babası tarafından yapılmasının sonucu değiştirmeyeceği gözetilerek mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
İcra Müdürünün İİK. mad. 5 Uyarınca Sorumluluğu- Tazminat Davasında Faiz Başlangıç Tarihi-
İcra müdürünün, kararın bozulması nedeniyle, "teminat üzerindeki haczin kaldırılmasına" karar vererek, teminatın borçlular tarafından çekilmesine neden olması üzerine Adalaet Bakanlığı aleyhine açılan tazminat davasının kabulü ile faiz başlangıç tarihinin teminatın iade edildiği tarih olarak belirlenmesi gerektiği-
Erken Kapama- Bağlı Kredi Sözleşmesi- Alacak Davası-
Erken kapamadan önce ödenen kredi taksitlerinin istemi- Kredi sözleşmesinin, ancak bir mal/hizmeti finanse eden sözleşmeye bağlı olarak kurulması ve bu sözleşme ile ekonomik bir birlik oluşturması halinde “bağlı kredi sözleşmesi” olarak nitelendirileceği- Kredi verenle tüketicinin bir kredi sözleşmesi kurması halinde bunun bağlı kredi sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceği- Bağlı kredi sözleşmesinin, tek başına anlam ifade eden bir sözleşme olmaması nedeniyle, sözleşmenin ekonomik birlik içerisinde bulunduğu sözleşme ile oluşturduğu yapılanmanın hukuki niteliğinin belirlenmesi gerektiği- Mahkemece, dosyada yer alan ve davalı banka ile yüklenici firma arasında kredilendirilme işlemlerine ilişkin olarak imzalanan protokol, garanti taahhütnamesi, kredi kullandırım talimatı ve faiz oranlarına ilişkin ek protokolün incelenerek değerlendirme yapılması gerektiği-
Davacının Talebinin Yargılama Sırasında Yerine Getirilmesi- Vekalet Ücreti
Satın aldığı araçtaki ayıp nedeniyle aracın ayıpsız misli ile değişimini isteyen davacının talebinin yargılama sırasında yerine getirilmesi halinde, -söz konusu durum karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 6. maddesi gereği- ön inceleme tutanağının imzalanmasından sonra gerçekleştiğinden, davacının vekalet ücretinin tamamına hak kazandığının kabulü ile nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
Müvekkilin Avukata Karşı Tazminat İstemi- Zamanaşımı- Hakkın Doğum Tarihi-
Müvekkilin avukata karşı tazminat istemi, bir ve beş yıllık zamanaşımına tabi olduğundan, mahkemece, öncelikle, davacının hakkın doğumunu öğrendiği tarih konusunda araştırma yapılıp değerlendirme yapılması gerektiği-
İİK. mad. 120/2 Uyarınca Açılan Davada Görev-
Borçlu eşin alacaklısının icra müdürlüğünden İİK.'nun 120/2. maddesine göre aldığı yetkiye dayanarak katılma alacağı talebinde bulunduğu davanın aile mahkemesinde, aile mahkemesi kurulmayan yerlerde de aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemelerinde görüleceği-
Manevi Tazminatın Bölünmezliği-
Manevi tazminat bölünemeyeceği, bir defada istenilmesi gerektiği- Davacının manevi zararına karşılık yapılan ödemeyi kabul ederek ibraname vermesi halinde, manevi tazminat talebinin reddi gerektiği-
İşçilik Alacakları- Gerçek Ücret- Emsal Ücret Araştırması- Kesin Süre-
İş sözleşmesinin tarafları arasında ücret miktarı konusunda çıkabilecek ihtilaflarda gerçek ücretin her türlü delille ispatının mümkün olduğu- Ücretin mevcut delillerle şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi mümkün bulunmadığı durumlarda, yapılan iş, hizmet süresi ve diğer belirleyici özellikler belirtilmek suretiyle ilgili meslek örgütlerinden sorulmak suretiyle de ücretin belirlenebileceği- İster kanun, ister hâkim tarafından tayin edilmiş olsun, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesi olanaklı olmadığı- Emsal ücret araştırması yapılması bakımından oluşturulan ve kesin süre ihtiva eden ara kararlarının, ödenmesi gereken müzekkere masrafı miktarının açıkça ara kararda yer almaması nedeni ile usulüne uygun olmadığı- İşçilik alacağına ilişkin davada, mahkemece emsal ücret araştırması için usuli işlemlerin ikmali ile dosya içindeki deliller ile birlikte değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiği- "Tarafların davacı işçiye ödenecek ücretin miktarı konusunda sözlü olarak anlaştıkları, ücret belgesinin davacı işçiye bankadan kredi çekmesi için verildiği, davacının aldığı ücret miktarına ilişkin tanık beyanı bulunmadığı ve bu durumda emsal ücret araştırması yapılmasının gerekmediği"ne ilişkin görüşün HGK. tarafından kabul edilmediği-
