Mülkiyet hakkını geçirenin, yani belediye başkanının usulüne göre alınmış bir kararla yetkilendirilmediği, herhangi bir kıymet takdiri yapılmadığı, belediye encümeninin bu devir işleminin uygunluğuna ilişkin bir karar almadığı somut olaydaki temliki işleme hukuksal değer izafe edilemeyeceği, sicilin hukuki dayanaktan yoksun olduğundan, TMK 1025 kapsamında yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu davaya konu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiği-
İhalenin feshi isteğinin reddedilmiş olmasının yolsuz tescil nedenini ortadan kaldırmayacağı, mülkiyet hakkına dayalı davaların her zaman açılabileceği- Tescilin ayni bir hüküm ve sonuç meydana getirebilmesi için geçerli bir hukuki sebebe dayanması gerektiği, çünkü hukuk sistemimizde tapu kayıtlarının oluşumunda ‘illilik’ diğer bir anlatımla ‘sebebe bağlılık’ prensibi esas alındığından bu prensip uyarınca tescilin geçerli ve haklı bir sebebe dayanması zorunluluğunun bulunduğu- Bu hususun TMK.’nin 1024. maddesinin 2. fıkrasında ‘Bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur’ şeklinde açıklamanın yer aldığı- Yasa maddesindeki bu tanımdan anlaşılacağı gibi; gerçek hak durumuna uymayan tescilin yolsuz tescil olduğu-