Davalının 30.03.2011 tarihli celsedeki isticvabı ile dava konusu senetten başka bir senet düzenlenmediği ve dava konusu senedin kendinde olmadığı yönündeki beyanları karşısında, davanın konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği-
Hükmün temyiz edilebilmesi için temyiz harç ve giderlerinin yatırılmış olması yeterli olup, ayrıca karar harcının yatırılması gerekmediğinden, mahkemenin temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına karar verilmesi, davacı hakkında yapılan bir icra takibi bulunmaması nedeniyle İİK’nun 72’nci maddesine göre davalı hakkında tazminata hükmedilmesine karar verilmesi gerekeceği-
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının kestiği faturanın sözleşmeye uygun olmadığı belirtilmişse de, bu değerlendirmenin gerekçesi açıklanmamış olup Yargıtay denetimine elverişli olmayan bu raporun hükme esas alınmasının isabetsiz olduğu-
Davalı bankanın, teminat olarak verilen senetle ilgili takip yaparken henüz muaccel hale gelmeyen asgari ödeme ile ilgili riske dayanarak takip yapamayacağı-
Kooperatifler konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişi heyeti seçilerek kooperatif defter, kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak, senetlerdeki borcun kaynağının araştırılması, kooperatif borcundan dolayı verilmiş olması halinde bu borçla ilgili yapılan ödemelerin kooperatif kayıtlarına intikal ettirilip ettirilmediği hususunda tereddüde yer vermeyecek şekilde açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği-
Benimsenen Adli Tıp Kurumu Raporuna göre; ciranta imzasının davacıya ait olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece sadece davacı yönünden menfi tespit kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, takibin iptaline de karar verilmekle dava dışı kişilerle ilgili davalının takip hakkının ortadan kalkmasına sebebiyet verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
D.çesinde "sair yasal delil" diyerek yemin deliline dayanmış olan tarafa, yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılmadan hüküm kurulamayacağı-
Dava konusu borcun davadan önce ödendiğinin, davacının davalıya borcunun bulunmadığının saptanmış olmasına ve davanın kısmen kabul ve kısmen reddi nedeniyle taraflar yararına vekalet ücretlerine hükmedilmesi gerekeceği-
