İptal edilen tapuların miras payları oranında tüm mirasçılar adına tesciline karar verilmesi yerine; şahsiyetin ölümle son bulacağına ilişkin TMK.’nun 28. maddesi hükmü ile Devletin, bütün taşınmazların hukuki ve geometrik durumlarını belirleyerek doğru sicile bağlama yolunda benimsediği genel ilke “dolu pafta sistemi” göz ardı edilerek ölü kişi (miras bırakan) adına tescile karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Davada pay oranında iptal ve tescil isteğinde bulunulmasına karşın HUMK 74. maddesi göz ardı edilerek TMK. 28. maddesi uyarınca kişiliği son bulan muris adına (doğru sicil oluşturma prensibine aykırı olarak) iptal ve tescile karar verilmesinin de doğru olmadığı-
TMK.nun 28. maddesi hükmüne göre, ölüm ile kişilik son bulduğundan ve kişinin hukuki ehliyeti ortadan kalktığından onun adına sicil oluşturacak şekilde hüküm verilemeyeceği gibi 04.05.1978 tarih 4/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da açıkça vurgulandığı üzere ölü kişiye karşı dava açılamayacağı ve ölü kişi adına iptal ve tescile karar verilemeyeceği, bu hususun kamu düzeni ile ilgili olup re'sen gözetileceği-
Davanın, ölü davalının taraf ehliyetinin bulunmaması nedeni ile reddinde, gerekmediği halde taraf durumuna getirilen mirasçının yargılama sırasında yaptığı keşif, tanık gideri gibi diğer masrafların tamamının yasal olarak mirasçılara ödenmesi gerektiği gibi, yargılama giderlerinden olan avukatlık ücretinin de ödenmesi gerektiği-
Dava tarihinden önce ölüm nedeniyle şahsiyeti son bulan kişinin taraf ehliyetini yitireceği kuşkusuz ise de, bir hatadan kaynaklanan ve dürüstlük kuralına aykırı olmayan veya eksik görülmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanan taraf değişikliklerinin karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından değiştirebileceği öngörüldüğünden (HMK. 124), ipotek şerhinin kaldırılması istemiyle açılan ölü kişi aleyhine açılan davada vefat eden davalıya ait mirasçılık belgesinin temini için davacıya süre verilerek mirasçılara tebligat yapılması ve taraf teşkilinin sağlanarak davanın görülmesi gerekeceği-
HUMK’nun 38. (HMK 50 )maddesi delaletiyle TMK’ nun 28.maddesi hükmü uyarınca bazı istisnai haller dışında ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı gibi 04.05.1978 tarih 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince de ıslah yoluyla dahi olsa hasım değiştirilmesine olanak bulunmamakta ve dava tarihinde ölü olan kişinin mirasçısına davetiye tebliğ edilerek onların huzuru ile de davanın görülmesi ve sürdürülmesine olanak bulunmadığı-
Türk Medeni Kanununun 28. maddesi uyarınca ölümle şahsiyetin son bulduğu gözetilerek mirasçılar adına tescile karar verilmesi gerekirken, ölü kişi adına tescil kararı verilmesinin isabetsiz olduğu-
T.M.K.'nın 28. maddesi uyarınca şahsiyetin ölümle son bulduğu göz ardı edilerek, tapusu iptal edilen taşınmazın mirasbırakanın mirasçıları adına mirasçılık belgesindeki payları oranında tescili gerekirken, ölü kişi adına tescil kararı verilmesinin doğru olmadığı-
Ölü kişi aleyhine açılan davanın reddinin gerekeceği, mirasçılara tebligat yapılarak veya ıslahla davaya devam edilemeyeceği-
Mahkemece dosyada bulunan murise ait veraset ilamına göre tüm mirasçılar adına payları oranında tescil hükmü kurulması gerekirken ölü kişi adına tescil kararı verilmiş olmasının isabetsiz olduğu-