Borçlu T.C. Sağlık Bakanlığı, 5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelin 12. Sırasında genel bütçeli kamu idareleri arasında sayılmış olup mallarının İİK'nın 82/1-1. maddesine göre devlet malı niteliğinde olduğundan haczedilemeyeceği, bu nedenle başkaca bir araştırmaya muhtaç olmaksızın yasa gereği haczin kabil olmadığı açık olup İcra Müdürlüğünce bu husus değerlendirilerek haciz taleplerinin reddine karar verilmesinin İİK'nın 82/son maddesine uygun düştüğü-
Meskeniyet şikayetinde bulunulan, taşınmaz üzerinde şikayet konusu haciz tarihinden önce, .................... Bankası A.Ş. lehine ipotek kaydının bulunduğu, ipotek senedinden anlaşılacağı üzere her türlü krediye karşılık olarak verilmiş ipotek olduğunun anlaşıldığı, bu ipotek dikkate alındığında söz konusu ipoteğin banka cevabi yazısında belirttiği gibi sadece konut kredisine münhasır verilmediği, borçlunun başka borçlarının da teminatı olarak tesis edildiği ve dolayısıyla zorunlu ipotek olmadığı, ipotek alacaklısı bankanın cevabi yazısında ipotek borcunun devam ettiğinin belirtildiği görüldüğünden, şikayete konu taşınmaz üzerinde hacizden önce tesis edilen ve haciz tarihi itibari ile de devam ettiği anlaşılan zorunlu olmayan ipoteğin mevcut olduğu anlaşılmakla, borçlu meskeniyet şikayetinden vazgeçmiş sayılacağı-
İlk Derece Mahkemesinin kararı yanlış olmakla birlikte, bu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmiyorsa, Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak; “düzelterek yeniden esas hakkında" karar verilmesi gerekeceği-
Dava konusu taşınmaz üzerine 03.11.2023 tarihinde haciz konulduğu, haciz tarihi itibariyle İİK'nın 106. maddesinin yürürlükte olan hükmü uyarınca satış isteme süresinin 1 yıl olduğu- Şikayet tarihi olan 25.03.2024 tarihi itibarı ile haciz ayakta ve geçerli ise de; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi 26.03.2025 tarihi itibarı ile alacaklının, bir yıllık sürede dava konusu taşınmaza ilişkin satış talep etmediği görüldüğü-
2004 Sayılı Kanunun 82. maddesinde "borçlunun haline münasip evi" kavramı kullanılmış olup, kanun koyucunun amacının meskeniyet iddiasında bulunma hakkını sadece borçluya tanımak olduğu- Borçlu haricindeki kişilere yorum yolu ile dava açma hakkı tanınmasının olanaklı olmadığı-
Birleşen dosya ile ilgili kanun yoluna başvurulmadığı, birleşen dosyanın fiziken asıl dosya içersinde olduğu mahkemece, asıl dosyada haczin kaldırılması talebinin kabul edildiği ancak birleşen dosya yönünden olumlu ya da olumsuz karar verilmediği-
Temyizen incelenmesi istenen kararın, meskeniyet şikayetinin yasal 7 günlük süre aşımından reddine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmadığı-
Söz konusu ipoteğin, sadece konut kredisine münhasır verilmediği, borçlunun başka borçlarının (kredi kartı) da teminatı olarak tesis edildiği ve dolayısıyla zorunlu ipotek olmadığı-
Borçlu tarafından aynı dilekçe ile borcun kabul edilerek hacze muvafakat edilmesi, takibin kesinleşmesiyle aynı tarihte olduğundan, başka bir deyişle borçlu tarafından verilen muvafakat icra takibinin kesinleşmesinden sonra olmadığından geçersiz olduğu-
Borçlunun iş bu dosyadaki haczedilmezlik şikayetinin18.07.2023 tarihli haciz şerhine ilişkin olduğu kabul edilerek borçlunun haczedilmezlik şikayetinin süresinde olup olmadığı araştırılarak süresinde olduğunun tespiti halinde işin esası incelenmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
