Davanın, trafik kazasından kaynaklanan maddi-manevi tazminat istemine ilişkin olduğu- Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup, red edilen tazminat yönünden her bir davacı aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı-
Trafik kazaları nedeniyle açılacak maddi/manevi tazminat davalarında, Karayolları Genel Müdürlüğünün hukuki sorumluluğu- Hizmet kusuru- Görevli mahkeme- İdari yargı yeri- Adli yargı yeri-
Trafik kazasından kaynaklanan sürekli maluliyet tazminatı istemi-
Keşif sonrası alınan inşaat bilirkişi raporunda; "yolun astarsız, tek kat asvalt sathi kaplaması işi olarak inşa edildiği, yüksek tonajlı araçların geçişine uygun olarak imal edilmediği, bölgede bu araçların geçiş için kullanabileceği başkaca yol bulunmadığından mecburen kullanıldığı, dava konusu yolun yalnız davalı şirket tarafından kullanılmadığı, bölgede faaliyet gösteren 8-10 maden işletmesi ve davacının kamyonlarının da kullandığı" anlaşıldığından, dava konusu edilen yoldaki bozulmanın davalı şirket araçları ve başka işletmelere ait araçların da geçmesi ile oluştuğu ve bu nedenle, mahkemece zarar kapsamının belirlenip bölgeden geçen diğer araçların zarara katkısının indirim nedeni olarak gözetilmesi ve davalının sorumluluğunun olduğunun da düşünülmesi gerektiği-
Mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda, manevi tazminat yönünden faize hükmedilmemiş olup gerekçeli kararda ise manevi tazminat yönünden olay tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiş olması, HMK'nın 294/3. maddesine aykırılık teşkil edeceği-
Temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemeyeceği- Banka müdür ve müdür yardımcısının, dava dışı firmalara usulsüz kredi kullandırmaları nedeniyle tahsil edilemeyen krediler nedeniyle oluşan zarar, dava dilekçesinde ana paranın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsili şeklinde talep edilmiş olduğundan, faize faiz yürütülmesine neden olacak şekilde asıl alacak miktarına işlemiş faiz miktarı eklenerek ulaşılan toplam miktara dava tarihinden itibaren yeniden faiz yürütülmesine karar verilmesinin hatalı olduğu-
Ölümlü trafik kazasından kaynaklı davada, davacıların destekten yoksunluk ve manevi zararlarının olabileceğinin kuvvetle muhtemel olduğu- Haksız fiil (ölüm) tarihi itibarıyla davacıların maddi (destek) ve manevi tazminat alacakları muaccel hale gelmiş olduğu- Davanın ilk açıldığı aşamada zararın miktarının net olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyetle bağdaşmayacağı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava açan davacının ihtiyati haciz talebinin kabulü gerektiği-
Tacirler arası haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin davanın asliye ticaret mahkemesinde görülüp çözülmesi gerektiği-
Haksız eylem nedeniyle maddi zararın giderilmesi istemine ilişkin dava kısmen kabul edildiğine göre; davalı lehine reddedilen kısım üzerinden vekalet ücreti belirleneceği- Davalı lehine reddedilen tazminat miktarı üzerinden vekalet ücreti takdir edilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği-
Kasten yaralamadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davada, dosyadaki bilgi ve belgeler ile ceza dosyası kapsamına göre davalının eylemi sabit olup ceza dosyası içerisinde bulunan Adli Tıp Kurumu raporunda da davacının darp edildiği, bu olay sonucu sol üst üç dişinin kırıldığı ve yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde hafif olmadığı belirtilmiş olup mahkemece dosyanın doktor bilirkişiye tevdi edilip, davacının tedavisi için gerekli giderler hesaplatılarak varılacak sonuca göre maddi tazminat istemi yönünden bir karar verilmesi gerektiği-
