Üçüncü kişiler tarafından -İİK’na göre- kesin olarak haczedilen malların üzerine, paraya çevrilmeden (satılmadan) önce kamu alacağından dolayı -6183 sayılı Kanun hükümlerine göre- haciz konulması halinde, kamu alacağının da önceki hacze -İİK. 100’deki koşullar aranmadan- katılacağı ve satış bedelinin üçüncü kişi ile kamu idaresi arasında garameten (alacaklı oranında) paylaştırılacağı (6183 s. K. mad. 21/I)—
Ana para ipoteğinde; ipoteğin «ana para» dışında «takip giderleri» -satış tarihine kadar- «gecikme faizi» gibi eklentileri kapsadığı (bunları da teminat altına aldığı)—
Davalı-alacaklının, takip borçlusundaki alacağının varlığını ve miktarını, usulüne uygun ve birbirini doğrulayan, sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan delillerle kanıtlaması gerekeceği—
Limited şirket ortaklarının, şirkete koydukları ya da koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlı olarak şirketin ödenmeyen kamu borçlarından dolayı sorumlu olduğu (6183 s. K. 35)—(NOT: 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. Maddesi’nin (5) ve (6). Fıkralar, Anayasa Mahkemesi’nin 19.03.2015 T. VE E: 2014/144, K: 2015/29 Sayılı Kararı İle İptal Edilmiştir.)
Kamu alacağından dolayı konulmuş olan hacze, başka bir kamu alacağının katılamayacağı (önce haczi koyan kamu idaresinin alacağı ödendikten sonra, artan paranın diğer haciz koymuş olan kamu idaresine ödeneceği) (683 s. K. mad. 69)—
«Davalı alacaklının alacağının gerçekte mevcut olmadığının» (muvazaalı olduğunun) ileri sürülmesi halinde, alacağın esasına yönelik bir itirazın varlığının kabulü gerekeceği—
Süresi içinde satış istenilmediğinden, haczin düşmüş olmasına rağmen bu dosyadan yapılan satışın geçersiz olan haczi diğer alacaklılar yönünden geçerli kılmayacağı—
Takipten sonra işleyen faizin hesaplanması icra memurunun görevi olduğundan «faiz hesabında hata yapıldığına» yönelik itirazın icra mahkemesinde ileri sürülmesi gerekeceği—