Davalı-alacaklının, takip borçlusundaki alacağının varlığını ve miktarını, usulüne uygun ve birbirini doğrulayan, sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan delillerle kanıtlaması gerekeceği—
Kara taşıt araçlarının sicil kaydına konan haczin, araç sahibinin araç üzerindeki tasarrufunu kısıtlaması nedeniyle, geçerli bir «el koyma» ve «haciz» niteliğinde olduğu - Aracın kaydına haciz koydurmuş olan alacaklıya da, aracı fiilen haciz ettirmiş alacaklı gibi, sıra cetvelinde yer verilmesi gerekeceği - Kara taşıt araçlarının «fiili haczi» ile «kayden haczi» arasında doğurduğu hukuki sonuçlar bakımından fark olmadığı, bunlardan hangisi daha önce yapılmışsa, onun için sıra cetvelinde daha ön sırada yer ayrılacağı—
İşçi alacağından dolayı konulan haczin, daha önce kamu alacağından dolayı konulan hacze iştirak edemeyeceği—
Üzerine haciz konulan kara taşıt aracının süresi içinde masrafının yatırılarak satışının istenmesi halinde, haczin düşmesinin önleneceği—
«Yabancı para alacağının hangi kurdan Türk parasına çevrilerek paylaştırmada dikkate alınacağı» hususundaki uyuşmazlığın icra mahkemesinde çözümleneceği—
Sıra cetveline şikayet yoluyla yapılan itirazların -sırasına itiraz edilen alacaklıların savunmada bulunabilmelerini sağlamak amacıyla- icra mahkemesince duruşma yapılarak incelenmesinin uygun olacağı (icra mahkemesinin, İİK. 18 uyarınca ‘duruşma yapıp yapmama’ konusundaki takdir hakkını, ‘duruşma yapılması’ konusunda kullanarak, sıra cetveline yönelik şikayeti sonuçlandırması gerekeceği—
Alacaklı Vergi Dairesinin -6183 s. Kanunun 13. maddesi uyarınca- aldığı ve uyguladığı ihtiyati hacizin, ayni mallar üzerine daha önce İİK’na göre konulmuş olan hacizlere katılamayacağı—