Hukukçu bilirkişi raporunda, "yalnızca dosyada mevcut hesap özeti incelenerek sonuca varıldığının belirtildiği, faiz ve masraf hesabının usule uygunluğunun bankacı bir bilirkişi tarafından yapılmasının daha uygun olduğu kanaatinde" bulunulduğu anlaşıldığından, mahkemece, takipte istenilen alacak ve faiz taleplerinin uygunluğu ile varsa borçlular tarafından yapılan ödemelerin belirlenmesi için takibin dayanağını oluşturan kredi hesapları ile ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, alacaklının İİK'nun 68/b maddesi çerçevesinde alacağını diğer belgelerle ispat edip edemediği denetlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Takibe dayanak alacağın, konut finansman kredisi nedeni ile alınan kredi borcuna ilişkin olarak kurulduğu, bu durumda, borçlunun temerrüde düşüp düşmediği, borcun muaccel olup olmadığı, muaccel olan borcun miktarı ve faizi yapılan özel sözleşmelerin koşullarında değerlendirilmeden ipotek ilam niteliği kazanmayacağı- İlam niteliği bulunmayan belgeye yönelik şikayetin süresiz şikayete konu edilebileceği- Mahkemece; alacağın varlık ve miktarı 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında yargılama yapılmasını zorunlu kıldığından bu yönde bir ilam alınmadan başlatılan takibin açıklanan ve kanunun emredici hükümlerinden kaynaklanan bu hususlar re’sen nazara alınarak borçlu şikayetinin kısmen kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Bilirkişi raporunda; "hangi belgenin İİK.nun 68/b maddesi çerçevesinde olduğunun belirtilmediği" anlaşıldığından, mahkemece, alacak miktarının ve varsa borçlular tarafından yapılan ödemelerin belirlenmesi için, takibin dayanağını oluşturan kredi hesapları ile ilgili, kredinin kullandırıldığı banka şubesindeki İİK'nun 68/b maddesinde belirtilen nitelikteki kayıt, defter ve tüm belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, alacaklının İİK'nun 68/b maddesi çerçevesinde alacağını ispat edip edemediği denetlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Alacaklı bankanın, İİK'nun 68/b maddesinde öngörülen bir aylık itiraz süresinin dolması beklemeden takibe başlaması durumunda ve anılan hesap kat ihtarının, takip tarihi itibari ile İİK. mad. 68/b maddesi uyarınca, İİK.nun 68/1. maddesinde belirtilen belge niteliğini kazanmamış olduğu, her dava ve takip açıldığı tarihteki şartlara göre incelenip sonuçlandırılacağından, takip tarihinden sonra ihtara itiraz edilmemiş olmasının da sonucu etkilemeyeceği-
K. takdirine itiraza yönelik icra mahkemesi kararlarının kesin nitelikte olduğu- Faize yönelik şikayetler uyarınca, itiraz edilmeksizin kesinleşen hesap kat ihtarnamesinin düzenlendiği tarihten, borçluların temerrüde düştüğü tarihe kadar işleyen akdi faiz ile bu tarihten takip tarihine kadar işleyen temerrüt faiz miktarı, alacaklının talebini aşmamak koşuluyla ve kredi sözleşmesi hükümleri de göz önüne alınmak suretiyle incelenerek Yargıtay denetimine olanak tanıyacak biçimde bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve asıl borçluya kat ihtarı tebliğ ettirilemediğine dair yanılgılı değerlendirmeden yolu çıkılarak ihtarın İİK'nun 68/b, 149 ve 150/1. maddesindeki sonuçları doğurmayacağı sebebi ile borçlu yönünden takibin iptaline karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Borçlu, hesap özetine sekiz günlük süre içinde itiraz ettiğini bildirmiş ise de mahkemeye sunmuş olduğu resmi senette alacaklı tarafından gönderilen hesap özetine itiraz edildiğinin bildirildiği, dosyaya gelen söz konusu ihtarnamenin ise takibe dayanak yapılmadığı, buna göre kat ihtarına herhangi bir itirazın ileri sürülmediği; ihtarnamedeki alacak miktarının kesinleşmiş olduğu ve borçlunun kesinleşen miktara itiraz edemeyeceği- Borçlunun, takibe konu borca dair ihtara, süresinde itiraz etmiş olduğu öngörülerek; İİK. mad. 150/ı gereğince hesap özetindeki borç miktarının kesinleşmeyeceği, ancak krediyi kullandıran tarafın alacağını ispat etmesi durumunda krediyi kullanan tarafın şikayetinin reddedilmesi gerekeceği-
Tüketici kredi sözleşmesine dayalı alacak hakkında ihtiyati haciz istemi- Hesap özeti ile hesap kat edilmiş olduğunda, amaç, borçlunun haberdar edilmesi olduğundan, noter aracılığıyla tebligat yapılmasının zorunlu olmadığı, ihtarnamenin borçluya PTT aracılığıyla da gönderilebileceği-
İİK'nun 150/ı maddesi gereğince hesap kat ihtarnamesindeki miktar kesinleşmiş olmakla alacak miktarına yönelik iddiaların icra mahkemesinde ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, ancak; İİK'nun 149/a maddesi göndermesi ile uygulanması gereken aynı kanunun 33/1-2 maddesine göre itfa ve imhal nedeniyle icranın geri bırakılması talep edilebileceği gibi, takipte istenilen miktarın ihtarnameye uygun olmadığı ve itiraz edilmeksizin kesinleşen hesap kat ihtarnamesinin düzenlendiği tarihten, borçlunun temerrüde düştüğü tarihe kadar işleyen akdi faiz ile bu tarihten takip tarihine kadar işleyen temerrüt faiz miktarının, ayrıca işleyecek faiz oranının şikayet konusu yapabileceği-
İİK'nun 150/a maddesi uyarınca ödeme emrine itiraz hakkında 62 den 72 nci maddeye kadar olan hükümlerin uygulanacağı, ancak; ipotek, bir cari hesap veya işleyecek kredi vesaire gibi bir mukavelenin teminatı olarak verilmişse, icra mahkemesinin bu mukavele ve bununla ilgili sair belge ve makbuzları 68 inci maddedeki esaslara göre incelemek yetkisini haiz olduğu-
Davaya konu ipotekli taşınmazın başka dosyadan bu dosya alacaklısına ihale edilmiş olmasının borca itirazın esasının incelenmesine engel olmadığı-