İİK. 150/ı uyarınca, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamayacağı- Kredi borçlusu şirketin kullandığı krediler sebebiyle alacağın kat edildiği, bir başka şirketin kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olduğu, şikayetçi borçlunun maliki olduğu taşınmazda şirketin asaleten ve kefaleten doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere alacaklı banka lehine limit ipoteği tesis edildiği, yine takibe dayanak teşkil eden ve şirketin borçları sebebiyle borçlu ipotek verene bu sıfatla gönderilen ihtarnamenin şikayetçi borçlunun ipotek resmi senedi ve kredi sözleşmesinde yer alan adresine gönderildiği, ancak iade edildiği, buna göre şikayetçi borçluya gönderilen ihtarnamenin İİK. 68/b uyarınca tebliğ edilmiş sayılacağı, bundan başka ipotekli taşınmazın maliki üçüncü kişiye, hesap özeti, tazmin talebi ya da ödeme ihtarının gönderilmesinin zorunlu olmadığı- Şikayetçi borçlu hakkında ipotekli taşınmaz maliki sıfatıyla, diğer borçlular ile birlikte alacağın tahsili için TMK. 851 uyarınca ipotek limiti ile sınırlı olacak şekilde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmasında ve icra emri gönderilmesinde usul ve yasaya uymayan bir yön bulunmadığı-
Borçlu şirketin yetkilisinin iş yerinde bulunup bulunmadığı tespit edilmeksizin yapılan ihtarname tebliğleri usulsüz olduğundan borçluların, hesap kat ihtarnamesine itiraz ettiği tarihin, ihtarname tebliğ tarihi olarak kabulü gerekeceği ve bu durumda hesap kat ihtarnamesinde bildirilen alacak ve faiz miktarının kesinleşmediği- Alacaklıdan İİK. 150/ı ve 68/b kapsamına giren belgeler istenmek suretiyle hesap kat tarihi itibariyle alacak miktarının saptanması, bu asıl alacak tutarına hesap kat ihtarnamesinin düzenlendiği tarihten temerrüt tarihine kadar akdi faiz, bu tarihten takip tarihine kadar temerrüt faizi hesaplanmak üzere bilirkişiden rapor alınarak hükmün verilmesi gerektiği- KOBİ, KGF.'nin kefaleti ile kullandığı krediyi bankaya ödemediğinde, bankanın KGF.'den tazmin talebinde bulunacağı ve KGF.'nin kefaletten doğan sorumluluğunu bankaya karşı yerine getirmek suretiyle, kefil olduğu tutarı bankaya ödedikten sonra, tazmin edilen tutarın, kredi veren banka tarafından tahsil edileceği ve takipten para tahsil edilince kuruma aktarılacağı- KGF tarafından yapılan ödemenin ana paradan düşülmek suretiyle, hatalı hesaplama sonucu takibin kısmen iptaline karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
İİK. m. 150/1 ve 68/b uyarınca şikayetçi borçluya icra emri gönderilebilmesi için alacaklı tarafından, takip borçlusuna, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adresine, noter aracılığı ile hesap kat ihtarının gönderilmesi gerekeceği- Sözleşmede yada ipotek akit tablosunda gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığı ile krediyi kullanan tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğuracağı; yeni adresin bu şekilde bildirilmediği durumlarda, hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarihin tebliğ tarihi sayılacağı-
Yöntemine uygun hesap kat ihtarı tebliğ edilmeyen şikayetçi borçlu hakkında, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilâmlı icra takibi yapılamayacağı-
İİK'nun 150/ı maddesi kapsamında ipotekli takip yapılabilmesi ve icra emri gönderilebilmesi için, asıl borçlu ve ipotek veren taşınmaz malikleri 3. kişilere, ihtarnameye ilişkin tebligatın İİK'nun 68/b koşullarında yapılmış sayılması gerekeceği-
Üst sınır ipoteğine dayalı olarak yapılan takipte, borçluların usulüne uygun hesap kat ihtarı tebliğ edilmediğinden icra emri gönderilemeyeceğine ilişkin şikayetlerinde, takip borçlularından ikisine çıkarılan ihtarnamenin Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesine uygun olarak tebliğ edilmediği, diğer borçlu şirkete çıkarılan tebligatın ise Tebligat Kanunu’nun 12. ve 13. maddelerine aykırı olarak şirket yetkilisi yerine çalışana tebliğ edildiği, bu durumda usulüne uygun hesap kat ihtarı tebliğ edilmediğinden örnek 9 ödeme emri tebliği gerekirken icra emri tebliği usulsüz olup icra emrinin iptali gerekeceği-
Alacaklı banka tarafından İİK. mad. 68/b gereğince takibe dayanak yapılan ihtarnamenin borçlulardan 3 borçlu adına gönderildiği, borçlulardan birinin ihtarnamede adının yer almadığı, borçlulardan birine ise ihtarnamenin tebliğ edilemediği görülmekte olup ihtarnamenin İİK. mad. 68/b maddesi uyarınca, aynı Kanun'un 68/1. maddesinde belirtilen belge niteliğini kazanmadığı- Alacaklı tarafından takibe dayanak yapılan ihtarname İİK. mad. 68'de yazılı nitelikte bulunmayıp alacağın tahsili yargılamayı gerektirdiğinden, borçluların itirazın kaldırılması talebinin kabulü gerektiği-
Krediyi kullanan borçlu, noter aracılığı ile 8 gün içinde hesap özetine itiraz ettiğini ispat ettiği takdirde, krediyi kullandıran tarafın, İİK. mad. 68/b çerçevesinde alacağını diğer belgelerle ispat edebileceği, bu kuralın, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak denetlenmesi zorunlu olduğu- Kredi kuruluşunun talebi üzerine ilgili noterlikçe ihtarname borçluya tebliğ edildiğine göre, ipoteğin limit ipoteği olması ya da ihtarnameye süresi içinde itiraz edilmesinin, borçluya icra emri gönderilmesine engel teşkil etmeyeceği. ancak, borçlunun hesap özetine 8 günlük süre içerisinde itirazda bulunmuş olması sebebiyle, hesap kat ihtarnamesinde bildirilen alacak miktarının kesinleşmemiş olduğu ve bu durumda, alacaklı bankadan İİK'nun 150/ı ve 68/b maddelerinde yazılı belgeler istenip, bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri ile ihtarnameler ve krediyi kullandıran tarafından usulüne uygun düzenlenmiş diğer belge ve makbuzların, İİK. mad. 68/1'de belirtilen belgelerden sayılacağı- Borçlunun, hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcu ödedikten sonra genel mahkemede açacağı bir dava ile ileri sürebileceği- İİK.nun 150/ı. maddesi kapsamında ipotekli takiplerde, tebligatın İİK.nun 68/b koşullarında yapılmış sayılması ve itiraz edilmemiş olması halinde, ilamlı takip kesinleşmiş kabul edileceğinden, icra mahkemesinin incelemesi, ancak borcun sona erdiği veya ertelendiği iddiaları yönünden olabilecek, borçlu yetkili mercilerce re'sen düzenlenmiş veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde, icra mahkemesinde ya da mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edebildiği takdirde borcundan kurtulabileceği- İİK'nun 150/ı maddesinden yararlanarak takip yapabilme şartı olan alacaklının "banka veya kredi veren kuruluş olma" niteliğini taşıması zorunluluğu ile takip konusu "ipoteğin geçerliliği" için alacaklının bu tür bir kuruluş olmasına gerek bulunmadığı hususları tamamen farklı konular olup, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamına aykırı olacak şekilde, BDDK'nun cevabi yazısına itibar edilmeksizin bilirkişi raporundaki ipoteğin geçerli olup olmadığı yönündeki tespit hükme esas alınarak sonuca gidilmesinin hatalı olduğu- Mahkemece yapılan araştırma neticesinde alacaklının İİK'nun 150/ı maddesinde sayılan kuruluşlardan olmadığı belirlendiğine göre; icra emrinin iptaline karar verilmesi gerektiği-
İİK. mad. 150/ı uyarınca, ipotekli takip yapılabilmesi ve icra emri gönderilebilmesi için, asıl borçlu ve ipotek veren taşınmaz malikleri 3. kişilere, ihtarnameye ilişkin tebligatın İİK. mad. 68/b koşullarında yapılmış sayılması gerektiği- Asıl borçlu Ltd. Şti.'ne takipten önce ihtarname tebliğ edilmediğinden, anılan borçlu yönünden İİK'nun 150/ı maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığı- İpotek veren taşınmaz maliki 3. kişinin ipotek akit tablosunda belirtilen adresine çıkarılan ihtarnamenin, adres yetersiz olduğundan iade edildiği, bu durumda ihtarnamenin adrese ulaştığından söz edilemeyeceğinden, TMK'nun 887. maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığının kabulü gerektiği- O halde mahkemece, asıl borçlu Güçsan D.çelik San. Tic. Ltd. Şti. ve ipotek veren taşınmaz maliki 3. kişi Veli Ünlü yönünden icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, şikayetin tümden reddi isabetsizdir.