Alacaklı yana istihkak davası açmak için süre verilmesi yani haczin yapılış şekline ilişkin şikayet, terditli olarak da üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddi istemi- Şikayetin kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen terditli talep olan istihkak iddiasının reddi davası ile ilgili inceleme yapılıp olumlu-olumsuz bir karar verilmeksizin sonuca gidilmesinin hatalı olduğu-
Haciz işleminin İİK.'nın 99. maddesi yerine 96-97. maddesine göre yapılması yönündeki icra memur muamelesini şikayet- Bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesince bozmaya uyularak davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmişse de, davacı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk verilen kararla, İlk Derece Mahkemesi kararı tamamen kaldırılmış, yeniden hüküm kurulması sonucu verilen karar Dairemizce de bozulmuş olduğundan, ortada hukuki varlık kazanmış bir karar bulunmadığı- Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince yeniden hüküm tesis edilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden yazılı şekilde “davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine” dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Dava konusu haciz, davacı üçüncü kişi şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde yapılmakla birlikte aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağının 2 ve 3. sayfasında haciz mahallinde; .................. Lokumcusu ibareli, perakende satış raporları, ................ unvanlı cari hesap ekstreleri, .................... Lokumcusu ibareli Hakediş Raporu-Şubat 2014 Harcama Ayrıntısı ibareli tablo, Temmuz/2015 Ücret Bordrosu başlıklı evrak; ........................ Lokumcusu ibaresini içeren e-postalar bulunduğunun belirtildiği, anılan belgelerin 2014-25.03.2019 tarih aralığında olduğunun görüldüğü, davacı üçüncü kişi şirket borcun doğumundan sonra kurulmuş olup üçüncü kişi şirket ortağı ............... iken 28.12.2015 de hissesini ...............’ye devrettiği, borçlu şirketin kurucu ortakları ............. ve ............. iken 13.03.2014 tarihinde A. Ö. D.ci de ortak olmuştur. 28.12.2015 tarihinde ise A. Ö. D.ci hissesini devrederek ortaklıktan ayrılmıştır. Ne var ki, borçlu şirket "Yalı Mahallesi Kumsal Sokak No: 46/2 F. İstanbul" adresinde 31.03.2014 tarihinde şube açmış ve şube müdürü olarak ...........nin seçildiği, dava konusu hacizden sonra 12.07.2019 tarihinde .......... ’nin yetkisinin sonlandırıldığı, öte yandan borçlu ile üçüncü kişinin benzer unvanlar kullandığının, üçüncü kişi şirketin şube müdürü ..................’nun dosya kapsamında yer alan SGK kayıtlarına göre borçlu şirketin eski sigortalı çalışanı olduğunun görüldüğü, bu durumda borçlu ile üçüncü kişi arasında alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemler yapıldığının kabulü gerekeceği-
Mahkemece, davalı üçüncü kişi tarafından sunulan kira sözleşmesinin geçerli olup olmadığına dair inceleme yapmaksızın karar verildiğinin anlaşıldığı, buna göre, davalı üçüncü kişinin ticari defterler getirtilip ,defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin yapılıp yapılmadığı hususuna da yer verilerek üçüncü kişi ile borçlu arasındaki kira ilişkisinin denetlenmesi açısından kira bedeli ödemelerinin defter kayıtlarında yer alıp almadığının netleştirilmesi, kira sözleşmesinin ilgili Vergi Dairesine bildirilip bildirilmediğinin araştırılması, ayrıca haciz mahallinde bulunan ve "otelin .................den 43.063 TL alacağı" olduğuna ilişkin bilgiyi içerir evrakla ilgili olarak borçlu ile üçüncü kişi arasında ticari ilişki olup olmadığının belirlenmesi, davacı tarafından sunulan faturaların ticari defter kayıtlarında yer alıp almadığı, mahcuzlar ile uyumlu olup olmadığı hususlarının netleştirilmesi, bu doğrultuda elde edilen bilgilerin dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Talep, alacaklının İİK 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet ile terditli olarak ileri sürdüğü istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir...
Dava konusu haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamış, 3. kişinin huzurunda yapılmış ise de, haciz mahallinde borçlunun eşi ile çocuklarının hazır bulunduğu; kolluk araştırmasında, haciz mahallindeki besi çiftliğinin borçlu ile üçüncü kişi tarafından birlikte işletildiğinin tespit edildiği, delil olarak dayanılan facebook çıktılarında da hem borçlu hem üçüncü kişinin birlikte isminin geçtiği çiftliğe ilişkin ilanların yer aldığı, ilanlarda yer alan adresin haciz adresi olduğu, dava konusu hayvanların kulak küpe numaralarının olmadığı, borçlu ile üçüncü kişinin kardeş olduğu bir arada değerlendirildiğinde, borçlu ile üçüncü kişinin fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiği, mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemler yaptığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Dava, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir...
Haciz mahallinde borçlu adına çok sayıda belge bulunması, delil olarak dayanılan haciz tutanaklarına göre borçlu ile üçüncü kişinin aynı adreste faaliyette bulunduklarının, borçlu şirket yetkilisinin haciz mahallinde çalıştığının mahalde bulunan güvenlik görevlisi ve diğer görevliler tarafından beyan edilmesi, haciz mahallinde hazır bulunan borçlu şirket yetkilisinin üçüncü kişi şirketin aile şirketleri olduğunu, borçlu şirket ile şirketler grubunun sahibinin kendisi olduğuna dair beyanda bulunması, hemen düzenlenmesi mümkün olmayan tekstil üretiminde uluslararası standartları gösteren ve üçüncü kişi adına düzenlenen üretim belgelerinin borçlu şirket tarafından kullanılması, alacaklı ile borçlu şirket arasındaki ticari ilişkiye dair mail çıktılarında kullanılan unvan, borçlu şirket yetkilisi ile üçüncü kişi ortağının kardeş olması, borçlu şirket yetkilisinin borcun doğumundan hemen sonra üçüncü kişi şirketten ayrılmış olması ve dosya kapsamında yer alan diğer deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde borçlu ile üçüncü kişi şirketin fikir ve eylem işbirliği içerisinde hareket ettiği, mal kaçırmak amacıyla danışıklı işlemler yaptığı anlaşıldığı-
Taşınır malı elinde bulunduran kişi onun maliki sayılır karinesinin, trafik siciline tescil edilmiş araçlar yönünden uygulanmayacağı- İcra müdürlüğünce alacaklı tarafa dava açmak üzere yedi günlük süre verilmiş ise de, ihtarat yapılmamış olduğundan icra müdürlüğünce verilen kararın hukuki sonuç doğurmaya elverişli görülmediği- İİK’nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet başvurusunun yedi günlük dava açma süresini kesmeyeceği-
Hakim tarafından “istinaf harç ve giderlerinin tamamlanması için 1 haftalık kesin süre” verilmesi ve ayrıca yazılı olarak “aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususunun bildirilmesi gerektiği-