Dava konusu haciz, ödeme emri tebliğ edilen ve dayanak belgedeki adreste yapılmamış, haciz sırasında borçlu hazır bulunmamışsa da, park halindeki bir kamyonda yapılan haciz işlemi sırasında kamyon şoförü taşıdığı ürünleri Bursa'daki borçlu şirketin deposundan dava dışı bir kişiye götürmek üzere teslim aldığını beyan ettiğinden, sunduğu faturaya göre 3. kişinin borçlu ile aynı unvanı kullandığı görüldüğünden, yine İİK 8. maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağında haczin yapıldığı kamyondaki çuvallara yapıştırılmış etiketlerin altında borçlu şirketin isminin yazılı olduğu belirtildiğinden, ayrıca dosya kapsamında yer alan vergi kayıtlarına göre ............ tarihi itibari ile borçlunun re'sen terkinine karar verildiği görülmekle borçlunun 3.kişiden farklı bir adreste faaliyetine devam etmediği sabit olduğundan ve son tarihli ticaret sicil kayıtlarına göre, 3.kişinin, borçlu şirketin % 50 hisseli ortağı olduğu anlaşıldığından, bunun yanında üçüncü kişi, borcun doğumundan sonra .............. tarihinde borçlu şirket ile aynı alanda şahıs firması olarak faaliyete başlamış olup dosya kapsamında yer alan Bursa İl Tarım Orman Müdürlüğü’nün yazısına göre borçlu şirketin tohum üreticisi olarak .......... tarihinde yetkilendirildiği ve borçlu şirketin ortaklarından ..... ve 3. kişinin talebi üzerine ............ tarihinde tohum üreticisi belgesinin iptal edildiği, 3. kişinin ise aynı gün tohum üreticisi olarak yetkilendirildiği görüldüğünden, davacı alacaklının, davalı üçüncü kişi ile borçlu arasında danışıklı ve muvazaalı işlemler yapıldığına ilişkin iddiasını ispatladığının anlaşıldığı, dolayısıyla davanın kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Uyuşmazlık konusu değerin, kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmadığı- İflas kararının kesinleşmesi üzerine anılan borçlu hakkındaki takipler ve hacizler düşeceğinden ve istihkak davası konusuz kalacağından, istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve maktu karar ve ilam harcı ile yargılama giderleri ve nisbi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerekeceği- İstihkak davasının sonucunu doğrudan etkileyecek olan iflas davasının sonucu bekletici mesele yapılması gerektiği-
İcra mahkemesince, icra müdürlüğünün İİK 97/1'e ilişkin talebi üzerine vereceği kararın “takibin devamına veya taliki” olduğu, başka bir karar verilemeyeceği- İcra mahkemesinin İİK.nın 97. maddesinin yerine 99. maddenin uygulanıp, uygulanmayacağını takibin taraflarının ya da 3. kişinin şikayeti üzerini değerlendirebileceği-
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, mahcuzların 3. kişi şirketin elinde haczedildiği kabul edilerek icra müdürlüğünce yapılan .............. tarihli işlemin iptaline karar verilmesi isabetli ise de; icra mahkemesince yapılacak değerlendirmede, haczin İİK’nun 99. maddesine göre yapılmış olduğu sonucuna ulaşılması halinde, prosedür gereğince İİK’nun 99. maddesine göre işlem yapılması için dosyanın icra müdürlüğüne gönderilmesine de karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde salt şikayete konu memur işleminin iptali ile yetinilmesi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı-
Asıl icra müdürlüğünce takip kesinleşmemesine rağmen yazılan talimat üzerine ............... İcra Dairesi’nin ................... Tal. sayılı dosyası ile gerçekleştirilen şikayete konu ............. tarihli haczin, istihkak davasının görülebilirliğinin ön koşulu olan geçerli bir haciz niteliğinde olmadığının anlaşıldığı, o halde mahkemece, resen, geçerli bir haciz bulunmadığından bahisle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekeceği-
İİK'nin 99. maddesinde; "Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia eden üçüncü bir şahıs nezdinde bulunursa, icra müdürü o şahıs aleyhine icra mahkemesine müracaat için alacaklıya yedi gün mühlet verir. Bu mühlet içinde icra hakimliğine dava ikame edilmezse üçüncü şahsın iddiası kabul edilmiş sayılır" düzenlemesine yer verilmiş olduğu- Somut olayda; şikayete " konu haczin borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı", "haciz mahallinde borçlu adına belge bulunmadığı", "haciz sırasında borçlunun hazır olmadığı" anlaşıldığından, mahkemece 'mahcuzların 3. kişi şirketin elinde haczedildiği' kabul edilerek,icra müdürlüğünce İİK'nin 99. maddesine göre işlem yapılması gerektiğinden bahisle 'şikayetin kabulüne 'karar verilmesi gerekeceği-
Asıl borçluyla ilgisi bulunmayan davacının, kendi adresinde haciz tehdidi altında, ihtirazî kayıtla ödeme yapması halinde, davacının ödenen paranın iadesi için açtığı davanın "sebepsiz zenginleşmeye" dayalı olduğunun kabulü gerektiği- Davacının istemi, "kendisinden haksız şekilde tahsil edilerek davalı alacaklının mal varlığına giren paranın iadesi" olduğuna göre, muhatabın da davalı alacaklı olduğu- Davacının, borcu ödeme kabiliyetinin olup olmadığı belirsiz takip borçlusuna dava açmaya zorlanamayacağı- "Davacının icra dosyasına parayı yatırmasıyla zenginleşenin dava dışı asıl borçlu olduğu, davalı alacaklının zaten varolan alacağını aldığı, bu sebeple sebepsiz zenginleşme davasının davalısı olamayacağı" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Şikayete konu haczin borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı, haciz mahallinde borçlu adına belge bulunmadığı, haciz sırasında borçlunun hazır olmadığı anlaşıldığından mahkemece mahcuzların 3. kişi şirketin elinde haczedildiği kabul edilerek icra müdürlüğünce İİK'nin 99. maddesine göre işlem yapılması gerektiğinden bahisle şikayetin kabulüne karar verilmesi ve bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetli ise de; mahkemece haczin İİK’nın 99. maddesine göre yapılmış olduğu sonucuna ulaşılması halinde anılan madde hükmüne göre işlem yapılması için dosyanın icra müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken İİK’nın 99. maddesine aykırı olarak alacaklı tarafa dava açmak üzere süre verilmesinin doğru olmadığı- İİK’nın 99. maddesinde takibin devamı veya taliki yönünde karar verilmesine ilişkin hüküm bulunmadığından, şikayetçi 3. kişi yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğu, o halde mahkemece, şikayetin kabulü ile memur işleminin iptaline, İİK’nın 99. maddesine göre işlem yapılması için dosyanın icra müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı-
Haciz sırasında borçlunun haciz mahallinde bulunmaması, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adresin haciz mahallinden farklı bir adres olması, mahcuz malların borçlunun yedinde haczedilmemesi, haciz mahallinin borçlu tarafından işletildiğine dair belge bulunmaması, mülkiyet karinesinin istihkak iddia eden üçüncü kişi yararına olduğu gerekçesi ile üçüncü kişinin İİK'nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin yapığı şikayetin kabulü gerektiği- Haczin İİK 99a göre yapılmış olduğu sonucuna ulaşılması halinde, bu maddeye göre işlem yapılması için dosyanın icra müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerektiği, "haczin İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına" karar verilemeyeceği-