3. HD. 20.04.2016 T. E: 2015/19192, K: 6207-
Tasfiye ile artık ortaklık malvarlığı para haline dönüştürüleceği, borçların ödeneceği, sermaye değerleri ortaklara iade edileceği ve geri kalan meblağın ortaklar arasında kar ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacağı- Ortaklar tasfiyeyi istememiş olsalar bile, ortaklık sona ermekle kendiliğinden tasfiye aşamasına girileceği- Tasfiyede sözleşme özgürlüğü esasının benimsenmesinin bir sonucu olarak ortakların; ortaklığın tasfiyesi bakımından kanundaki hükümlere uygun tasfiyeyi kendi aralarında anlaşarak gerçekleştirebileceği, ancak tasfiye husunda ortaklar anlaşamazlar ve tasfiye istemi ile mahkemeye başvururlarsa, bu durumda tasfiyenin mutlaka mahkeme tarafından bizzat gerçekleştirilmesi gerektiği-
Sadece gerçek ve tüzel kişilerin taraf ehliyeti bulunduğu bu nedenle iki veya daha fazla işletmenin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri ortaklığın (Joint venture’nin) tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti de olmadığı bu hususun kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen gözetileceği- ancak gerçek yada tüzel kişi olan adi ortaklığın ortaklarından herbirinin adi ortaklık hakkında yapılan takibe yönelik olarak şikayet haklarının da bulunduğu – Adi ortaklık adına yapılan başvurunun aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekeceği - Adi ortaklığın hakedişleri üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasının adi ortaklık adına talep edilemeyeceği, adi ortaklığın ortaklarının her birine böyle bir talepte bulunması ge1rekeceği-
Adi ortaklığın aktif ve pasif dava ehliyeti bulunmadığından, takibin veya davanın bütün ortaklar aleyhinde açılmasının zorunlu olduğu, taraf ehliyetinin kamu düzeninden olup mahkemece kendiliğinden göz önüne alınması gerekeceği-
Adi ortaklıktan kaynaklanan kâr payı alacağı istemi-
Adi ortaklık ilişkisinin, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona ereceği- Tazminat davasında, adi ortaklık sözleşmesi incelenerek, ortaklık sözleşmesinde bu hususta hüküm bulunup bulunmadığına bakılması, hüküm bulunduğu takdirde tasfiyenin sözleşmedeki hükümlere göre yapılması; böyle bir hükmün bulunmaması halinde ise ortakların anlaşarak tasfiye memuru belirlemelerinin istenmesi; bu konuda anlaşamamaları halinde ise hakim tarafından tasfiye işlemini gerçekleştirecek (ortaklığın faaliyet alanına göre konusunda uzman bir veya üç kişiyi) tasfiye memuru olarak resen atanması gerektiği-
3. HD. 29.02.2016 T. E: 2015/5183, K: 2710-
Adi ortaklık şeklinde eser yaptırarak bedelini ödeme üstlenilen sözleşmelerde davanın adi ortaklığı oluşturan tüm gerçek ya da tüzel kişiler tarafından açılabileceği- Dava açmayan ortağın sözleşmeden doğan haklarını dava açan ortağa temlik etmesi ya da açılan davaya muvafakatinin sağlanması gereği-
Adi ortaklık şeklinde eser yapımı üstlenilen akitlerde davanın adi ortaklığı oluşturan tüm gerçek ya da tüzel kişiler tarafından açılması ya da dava açmayan ortağın akitten doğan haklarını dava açan ortağa temlik etmesi veyahut da açılan davaya muvafakatinin sağlanması gerektiği-
Taraflar arasında kurulduğu iddia edilen adi ortaklık kapsamında edinilen kazanımların davalının uhdesinde kaldığı belirtilerek ortaklık mallarının, alacakların ve zararların belirlenmesi ile ortaklık kâr payının tespit edilip davacının hissesine düşen kısmın davalıdan tahsili istemi-