Taraflar ve dava dışı ... arasında hayvan alım-satımına ilişkin bir ticari ilişki bulunduğu sabit olup adi ortaklık ilişkisi bulunduğundan davacının adi ortaklığa ilişkin olan sermaye payının istemesinin, aynı zamanda ortaklığın feshini ve tasfiyeyi de kapsadığı-
Haklı sebeplerden dolayı mukavelede muayyen müddetin hitamından evvel ve eğer şirket muayyen olmayan bir müddet için akdedilmiş ise evvelce ihbara hacet olmaksızın şirketin feshinin talep edilebileceği- Ortakların kendilerinin veya üçüncü kişilerin menfaatine olarak, ortaklığın amacını engelleyici veya zarar verici işleri yapamayacakları- Her ortağın ortaklık işlerinde kendi işlerinde olduğu ölçüde çaba ve özen göstermekle, diğerlerine karşı, kendi kusuruyla verdiği zararları, başka işlerde ortaklığa sağladığı menfaatlerle mahsup ettirme hakkı olmaksızın ve ortaklık işlerini ücret karşılığı yürüten ortağın, vekalet hükümlerine göre gidermekle yükümlü olduğu-
Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından davanın ve icra takibinin bu ortaklığı oluşturan gerçek ve tüzel kişilere ayrı ayrı yöneltileceği-
Ne ortaklık sözleşmesinde, ne de tasfiye sözleşmesinde, tasfiyenin nasıl yapılacağına dair hüküm bulunmaması nedeniyle, ortakların anlaşarak tasfiye memuru belirlemeleri istenip; bu konuda anlaşamamaları halinde ise, tasfiye işlemini gerçekleştirecek (ortaklığın faaliyet alanına göre konusunda uzman bir veya üç kişiyi) tasfiye memuru olarak resen atanması gerektiği-
Ortaklığın feshi ile tasfiyesinin ayrı ayrı hukuki işlemler olduğu; tasfiyenin bizzat mahkemece yaptırılması gerektiği- Bilirkişiler tarafından taraflar arasında düzenlenen sözleşmede belirlenen adi ortaklığın zararına ilişkin tespitin davalı şirketin ticari defter kayıtlarına uygun olmadığı belirtilerek dikkate alınmamışsa da; taraflar arasında yapılan sözleşmede vergi ve bazı giderler için karşılık ayrıldığı görülmekte olup tarafların imzası bulunan bu sözleşmedeki karşılık ayrılan maliyet hesaplarına ilişkin bedellerin tasfiyede de dikkate alınması gerektiği- Ticari defter kayıtları ile birlikte sözleşme hükümlerinde belirlenen masraflar da değerlendirilmek suretiyle davacı alacağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi için bilirkişi kurulundan rapor alınması gerektiği- Adi ortaklığın tasfiyesinde, borçlar ödendikten sonra kalan ortaklık malvarlığından önce ortaklardan herbirinin, ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve katılım payı geri verilmesi, bundan sonra bir şey artarsa, bu kazancın payları oranında ortaklara paylaştırılması gerektiği- Davacının ortaklığa koymuş olduğu sermayenin tasfiye yapılırken ortaklık malvarlığından düşülüp sonra kazanç payı belirlenmesi gerekirken sermayeye alacağına ve kara ilişkin alacağa ayrı ayrı hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
Adi ortaklığın aktif ve pasif dava ehliyeti bulunmadığından, takibin veya davanın bütün ortaklar aleyhinde açılmasının zorunlu olduğu; bu konudaki şikayetin süresiz olarak yapılabileceği ve mahkemece de re’sen gözetilmesi gerektiği-
Gerçek ya da tüzel kişi olan adi ortaklığın ortaklarından her birinin adi ortaklık hakkında yapılan takibe yönelik olarak şikayet hakkı bulunsa da, haciz müzekkeresine karşı borçlunun şikayet hakkı bulunduğundan, üçüncü kişi adına yapılan şikayetin hukuki yararı bulunmadığından reddine karar verilmesi gerektiği-
3. HD. 28.11.2016 T. E: 16580, K: 13433-
3. HD. 01.11.2016 T. E: 2015/18298, K: 12356-
3. HD. 01.11.2016 T. E: 2015/17444, K: 12349-