Adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin sözleşme uyarınca devredileceği kararlaştırılan taşınmazın tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olduğu davada, ortaklık geliri ile alınan taşınmazların devri ile ilgili işbu düzenlemenin resmi şekilde yapılmasının zorunlu olmadığı, resmi şekilde düzenleme şartının ancak tapulu bir taşınmazın mülkiyetinin katılım payı (sermaye) olarak ortaklığa konulması halinde aranacağı, davalı tarafından 02.09.2015 tarihli hakem kararı başlıklı adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin hükümlerin kabul edildiği anlaşıldığından tasfiye protokolü uyarınca davacının tapu iptali ve tescili talebinin kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu-
Adi ortaklık ilişkisi kapsamında katılım alacağı ve kâr payının tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit istemi- Hükme esas alınan raporun hüküm kurmaya ve istinaf denetimine elverişli olduğu, aleyhine davalı şirket tarafından icra takibi başlatılmış olan davacı şirketin icra takibinden önce usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmediğinden davacının menfi tespit davasının icra takibinde talep edilmiş olan işlemiş faiz yönünden kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık görülmediği- Mahkemece, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebi kabul edilerek icra veznesine girecek paranın teminat karşılığında davalıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmiş olması nedeniyle, davalı lehine tazminata hükmedilmiş olmasının isabetli olduğu- Davacının aleyhinde yapılan ilamsız icra takibine karşı zamanaşımı def"inde bulunmaması nedeniyle, takibe konu alacağının zamanaşımına uğradığı iddiasıyla menfi tespit isteminde bulunulamayacağı-
Uyuşmazlık; taşınmaz ortaklığı iddiasından kaynaklanan payın tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık; asıl davada, davacı arsa sahibi ile davalı yüklenici arasındaki ortaklık ilişkisinden kaynaklanan menfi tespit, birleşen davada ise aynı ilişki nedeniyle cezai şart alacağı istemine ilişkindir.
Adi ortaklığın tasfiyesi istemi- Adi ortaklığın sona erme tarihi itibariyle ile tespit edilen dershane mal varlığı değeri, davacının sözleşme protokolü ile tespit edilen ortaklığa verdiği avans bedelinden, ortaklık için yapılan giderlerin tenkisinden sonra alacaklı olduğu miktarın belirtildiği- Adi Ortaklığının feshi ve adi ortaklığın tasfiyesine, sözleşmenin tasfiyesi nedeniyle tespit edilen alacağın davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesi gerektiği-
Taraflar arasında yazılı bir ortaklık sözleşmesinin bulunmamasına, dava değeri nazara alındığında davanın senetle ispat sınırının üzerinde bulunmasına, davalı tarafça tanık dinlenmesine muvafakat edilmediğinden ve dosyada yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge yer almadığından tanık dinlenmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, alınan bilirkişi raporları, süreli iş sözleşmesi başlıklı belge, vergi kaydı, SGK kaydı, ceza davasına ilişkin iddianame ve diğer kayıtlar da incelendiğinde ispat yükü üzerinde olan davacının davalı ile aralarında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu ispat edemediğinden usul ve kanuna uygun kararın onanması gerektiği-
Uyuşmazlık, inşaat adi ortaklığının fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir...
Taraflara tasfiye memuru konusunda anlaşma sağlanması için süre verildiği, tarafların bildirmemesi üzerine Mahkeme tarafından resen belirlenen tasfiye memurunun ücretinin verilen süreye rağmen yatırılmadığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre alacağın belirlenebilmesi için tasfiye yapılması gerektiği, alınan bilirkişi raporlarına rağmen tarafların alacağının netleşmediği, ortaklığın tasfiyesinin mutlak olduğu, tasfiye sonucunda tarafların alacağı oranların tespit edileceği, tarafların tasfiye memuru ücretinin verilen süreye rağmen ödenmemesi nedeni ile ispatlanamayan asıl ve karşı davanın reddine ilişkin kurulan hükmünde isabetsizlik görülmediği-
Dava, taşınmaz satışı için ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca iadesi istemine ilişkindir...
Takip talebinde bulunmayan borçlunun sonradan takibe eklenmek suretiyle taraf değişikliği yapılmasının mümkün olmadığı- İcra takibinde borçlu olarak gösterilen adi ortaklığın tüzel kişiliğinin ve taraf ehliyetinin bulunmaması sebebiyle itirazın iptali davasının görülebilmesinin koşulu olan geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemeyeceği, ayrıca itirazın iptali davasından sonra açılan menfi tespit davasında da hukuki yarar bulunmadığı-