Davacının asıl talebi bağıştan rücu sebebine dayalı tapu iptal ve tescil olup, asıl talep hakkında bir karar verilmeden fer'i talebin incelenmesinin mümkün olmadığı-
Davacı-karşı davalı babanın velayetin değiştirilmesine ilişkin talebinin reddedildiği, ancak kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesine karar verildiği, davanın kısmen kabulünün söz konusu olmadığı, iki ayrı dava değil tek davanın olduğu, bu nedenle babanın kademeli talebi kabul edildiğinden sadece davacı-karşı davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti takdiri ve aynı nedenle mahkeme masraflarının davalı-karşı davacı üzerinde bırakılması gerekirken yazılı şekilde davalı-karşı davacı anne yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirinin usul ve yasaya aykırı olduğu- Mahkemece baba ile müşterek çocuk arasında yarı yıl tatilinde kurulacak kişisel ilişkinin başlangıç ve bitiş tarihleri ve saatlerinin gösterilmeden, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm tesis edilmesinin doğru olmadığı-
Davacı vekili aynı taşınmazla ilgili, tapu iptal ve tescil, mümkün olmaz ise bedel istekli terditli açtığı eldeki davasında, yargılama sırasında 04.04.2012 tarihli celsede; tapu iptal ve tescil davasından vazgeçtiğini, tazminata hükmedilmesini'' imzası ile beyan etmek suretiyle davasını sadece bedele hasrettiği, O hâlde, davacının aynı şeyle ilgili olarak iptal isteğini daraltıp davasını bedel isteğine hasretmiş olması karşısında somut olayda 6100 sayılı HMK'nun 111. maddesinin uygulama yerinin olmadığı-
Mahkemenin, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemeyeceği ve hükme bağlayamayacağı-
TMK'nın 706, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan BK'nın 213, Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60. maddeleri uyarınca taşınmaz devri yükümlülüğü getiren sözleşmelerin resmi şekilde yapılması gerekeceği-
Kiracının kirayaverenin kiralanan taşınmazı kardeşine, onun da bir başkasına kira sözleşmesinde kendisine tanınan önalım hakkını engellemek amacıyla muvazaalı olarak satıldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteminde bulunabileceği- HMK 111 uyarınca açılan terditli davada öncelikle (asil) talebin incelenmesinin gerektiği; bu talebin reddedilmesi halinde asillik-fer'i ilişkisi nedeniyle fer'i talebin gözetilerek karar verilmesi gerektiği-
Şikayetin ve istihkak davasının terditli açılmış olmasının incelenip sonuçlandırılmasına engel olmayacağı-
Mahkemece öncelikle davalı kooperatifin defter, kayıt ve belgeleri, genel kurul tutanakları, hazirun cetvelleri, gerekirse banka kayıtları üzerinde kooperatif konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde üyelik devrinden sözedilmediği hususu üzerinde de durulup, daire satış vaadinin üyelik devri niteliğinde olup olmadığı, bu tarihten sonra aynı üyelikle ilgili genel kurullara kimin katıldığı, üyelik yükümlülüklerinin kim tarafından yerine getirildiği, davacının açıkça ya da zımmen kooperatif üyesi olarak kabul edilip edilmediği hususlarında ayrıntılı gerekçeli rapor alınıp, öncelikle davacının üyeliğin devrine ilişkin kararın iptali ve ortaklığın tespiti talepleri ile ilgili karar verilmesi gerektiği-
Terditli davalarda mahkemece, ilk önce asıl talep hakkında inceleme yapılacağı, asıl talep yerinde görülmez ise o zaman yardımcı talebin incelenmesine geçileceği-
Davacının aracın kasasına yönelik istemi terditli olup, öncelikle aracın aynen iadesini, mümkün olmadığı takdirde ödenmiş olan 21.000 TL bedelinin tahsilini istediği, davalı da, yargılama sırasında muhafazadan kurtarılan araç davacıya teslim etmeye hazır olduğunu beyan ettiği, bu durumda davacının asıl talebi olan aynen iadesi konusunda bir inceleme ve değerlendirme yapmadan doğrudan yardımcı (terditli) talep hakkında karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • kayıt gösteriliyor