Borçlunun malları üzerine konulmuş çok sayıda haciz bulunduğu ve kıymet takdir raporlarından alacağın karşılanamayacağı, icra takip dosyasında değişik kişi ve kurumlara yazılan yazılara verilen cevaplardan ve tüm dosya kapsamından borçlu davalının malvarlığının borcuna yetmediği anlaşıldığından, dosyadaki haciz tutanaklarının İİK. mad. 105 uyarınca "geçici aciz belgesi" yerine geçtiğinin ve tasarrufun iptali davası şartının gerçekleştiğinin kabulü gerektiği-
Haciz tutanağının borçlunun adresinde düzenlenmemesi nedeniyle geçici aciz belgesi niteliği taşımadığını, borçlunun hissedar olduğu ve davacının birince sırada haciz koyduğu taşınmaz bulunduğundan, bu taşınmazla ilgili kıymet takdiri yapılmadığından ve kat’i aciz belgesi sunulmadığından açılan tasarrufun iptali davasının ön şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davayı İİK.nin 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali davası mı yoksa Medeni Kanunun 617. maddesine dayalı mirasın reddinin iptali davası olarak mı açtıklarının açık ve net bir şekilde açıklattırılması ondan sonra taraf delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği- Mirasın reddine dair işlemin İİK.nin 277 ve devamı maddeleri uyarınca iptale konu olabilecek tasarruflardan olduğu-
Borçlunun evi ile işyerinde yapılan haciz sırasında haczi kabil mal bulunamadığı, borçlunun hacizde borcu ödeyecek ekonomik gücünün bulunmadığı yönünde beyanda bulunduğu ve yine icra dosyasında yapılan kıymet takdirlerinde borçlu adına kayıtlı 4 adet taşınmazın borcu karşılar nitelikte olmadığı, kıymet takdiri yapılmayan 1 adet taşınmaz üzerinde ise yüklü miktarda öncelikli haciz bulunduğu nazara alındığında, borçluya ait mevcut mallarının borcu karşılayacak değerde olmadığı, bu durumda aciz halinin varlığı kabul edilerek davanın diğer şartlarının araştırılması gerekirken haciz tutanaklarının geçici aciz belgesi niteliğinde olmadığı gerekçesine dayalı olarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Alacaklı tarafından, aciz vesikası ibraz edilmiş olup, icra müdürlüğünce bu belgenin verilebilmesi için, ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmiş olması,takibin kesinleşmiş olması ve borçlunun hacze kabil malının bulunmaması gerektiğinden ve bu resmi belgenin aksi ve tebligatın usulüne uygun olmadığının borçlu tarafından ispatlanması gerektiğinden, borçludan delilleri sorulup, ibraz ettiği deliller incelendikten sonra karar verilmesi gerekirken, ispat yükünün alacaklıda olduğundan bahisle borçlunun şikayetinin kabulü ile " borç ödemeden aciz belgesinin iptali"ne karar verilmesinin hatalı olduğu-
İİK'nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında davacı alacaklı tarafından kesin veya geçici aciz belgesinin ibraz edilmesi gerekeceği, bu belgenin temyiz aşamasında, hatta karar düzeltme aşamasında dahi ibraz edilmesinin mümkün olduğu-
Takip dosyasında bulunan haciz tutanağının İİK.nin 105. maddesi uyarınca geçici aciz belgesi niteliğinde olmasına rağmen, borçlu tarafından ibraz edilen tapu kayıtlarında gösterilen taşınmazların borcu karşılar nitelikte olmasına, dosyada kati (İİK. 143.md) aciz belgesinin bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekeceği-
Dosya arasında bulunan haciz tutanağının borçlunun taşınmış olduğu adreste tutulmuş olması ve borçlunun başka bir adreste oturduğunun anlaşılması halinde geçici aciz belgesi niteliğinde olmadığı, açılan tasarrufun iptali davasının dava şartı yokluğundan reddi gerekeceği-
Tasarrufun iptali davalarının, elinde kat’i veya geçici aciz vesikası bulunan alacaklılar tarafından açılabileceğini, yani aciz halinin mevcut olmasının, davanın görülebilme koşulu olduğunu, bu hususun mahkemece re’sen gözetilebileceği- Haciz tutanağının borçlunun taşınmış olduğu adreste tutulmuş olması ve borçlunun başka bir adreste oturduğunun anlaşılması nedeniyle, haciz tutanağının "geçici aciz belgesi" niteliğinde olmadığı ve bu durumda dava şartının gerçekleşmediğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Borçlular hakkında genel haciz yolu ile yapılan ve kesinleşen icra takibinde İİK. mad. 71/2. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı kanunun 33/a-1. maddesi gereğince, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun zamanaşımına uğradığının belirlenmesi halinde icranın geri bırakılmasına karar verileceği ve bu şikayetin süresiz olarak yapılabileceği, takip dayanağı çekler hakkında zamanaşımını kesen sebeplerin Ticaret Kanunu’nda sınırlı olarak sayılmış olduğu, alacaklı tarafından geçici aciz vesikasına dayalı açılan tasarrufun iptali davasının zamanaşımını kesmeyeceği, ancak borçlu hakkında kesin aciz vesikası düzenlenmesi halinde bu tarihten itibaren 20 yıl geçmesiyle borcun zamanaşımına uğrayacağı, açılan tasarrufun iptali davası sırasında, icra dosyasında zamanaşımını kesen başkaca hiçbir işlem yapılmaması halinde borçlunun zamanaşımı şikayetinin kabul edilmesi gerekeceği-