Menfi tespit davasında ileri sürülen mükerrerlik iddiasının çözümü için bankacılık işinden anlayan konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Takibe yönelik bir itirazı olmadığı gibi anılan takibin kesinleşmesinden sonra haciz de yapıl­mış olduğundan "dava şartının olduğu" gözetilerek davaya devam edilmesi gerekirken, mahkemece "takip alacaklısının davacı olmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Kesin aciz belgesi ibraz edilmediği gibi, borçlu davalının taşındığı adresinde menkul haczine gidildiği, borçlu davalının sadece adresten ayrıldığının tespit edildiği, haczi kabil başka malvarlığı olup olmadığına ilişkin bir tespit yapılmadığı, bu durumda kesin veya geçici aciz belgesinin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Takip konusu borcun, karardan sonra ödendiği ve takipten feragat edildiği anlaşıldığından, davanın konusunun kalmadığı ve mahkemece, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği-
İİK'nun 143. maddesine göre düzenlenen kesin aciz vesikası, İİK'nun 68/1. maddesinde yazılı belgelerden olduğu-
İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin davaların dinlenmesi için geçici (İİK. mad. 105) veya kati (İİK. mad. 143) aciz belgesinin sunulmuş olması gerektiği- Borçlu adına kayıtlı ta­şınmaz üzerininde davacı alacaklının ikinci sırada olduğu ve taşınmazın kıymet takdiri ile alacak miktarları ile borçlunun maaşı üzerinde kesinti yapıldığı, yapılan hacizde borçlunun 2.675 TL'lik ev eşyasının haczedildiği, daha sonra yapılan hacizde ise haciz tutanağı ile borçlunun evinde zorunlu ev eşyaları dışında başka haczi kabil mal bulunmadığının tespit edildiği anlaşıldığından, bu haciz tutanağının İİK. mad. 105 anlamında geçici aciz belgesi ni­teliğinde olduğunun kabulü ile dava konusu tasar­rufun İİK. mad. 278, 279, 280 gereğince iptale tabi olup olmadığının değerlendiril­mesi gerektiği-
Tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kesin aciz belgesi bulunan alacaklı açabileceği ve bu husus dava şartı olduğundan hâkimin resen gözetmesi gerektiği- Haczedilen makineler üzerinde 1 tirilyonu aşan banka ipoteği olduğu ve anılan bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile taki­be geçtiği anlaşılmakla, icra dosyasına göre borçlunun borcu karşılayacak değerde malı olmadığı ve bu durumda aciz halinin varlığının kabul edilmesi gerektiği-
Kati aciz belgesinin iptal edildiğine ilişkin davalılar tarafından sunulmuş bir mahke­me hükmü bulunmadığından tasarrufun iptaline bakan mahkemece kati aciz belgesi tartışılamayacağı ve geçersizliğine karar verilemeyeceği-
İİK'nun 143.ve 251. maddelerine göre düzenlenen kesin aciz vesikası, İİK'nun 68/1. maddesinde yazılı belgelerden olmakla, alacaklının aciz vesikasında yazılı miktar üzerinden icra takibi yapmasının mümkün olduğu, itirazın kaldırılması aşamasında icra mahkemesince aciz vesikasında yazılı borç miktarının tartışma konusu yapılamayacağı-
Borçlu ile kardeşi arasındaki tasarrufun İİK 278/3-1 madde gereğince bağışlama niteliğinde olup batıl olduğu, İİK. mad. 280 gereğince davalının kardeşi olan borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğu ve bu durumda da tasarrufun iptali gerektiği-