Kocadan kaynaklanan kusurlu davranışlar, kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmediğinden manevi tazminat isteğinin reddine karar verileceği-
Toplanan delillerden davalı kocanın alkol alışkanlığı olduğu, eşi ve eşinin ailesine hakaret ettiği, ancak eşine şiddet uyguladığı yönündeki Mahkemece belirlenen eyleminin kanıtlanmadığı davacı kadının ise sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, boşanmaya neden olan olaylarda davacı kadının ağır kusurlu olduğu anlaşılmış olduğundan, Mahkemece bu yön nazara alınmadan tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak da davalı kocanın manevi tazminat talebinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Kadın yararına hükmolunan maddi tazminat miktarı az olduğundan, daha uygun miktarda bir tazminata hükmedilmesi gerekeceği-
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine paranın alım gücüne , ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat az olduğundan, Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiği-
Boşanmaya neden olan olaylarda davacı kadın daha ziyade kusurlu olduğundan, kadın lehine maddi manevi tazminat ve yoksulluk nafakasına hükmedilemeyeceği-
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine paranın alım gücüne , ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran kadın yararına hükmolunan maddi tazminat az olduğundan, Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiği-
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine paranın alım gücüne , ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat çok olduğundan, Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiği-
Davacı kadının tazminat isteğinin ne kadarının 174/1. maddesine dayalı tazminat, ne kadarının ev eşyası ve ziynet alacağına dayalı alacak isteği olduğu açıklattırılıp ve delillerin bu talepler yönünden ayrı ayrı değerlendirilip, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekeceği-
Ziynet alacağının aynen iadesi istediğine göre, nispi peşin harcın talep edilen bedele göre değil, iade istenen ziynetlerin dava tarihindeki değerine göre alınması gerektiği-
Her iki tarafın da birliğin mutluluğunu sağlama konusunda özveride bulunmadıkları bu husustaki yasal yükümlülüklerine (TMK.m.185/2) aykırı davrandıkları, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, bu sonuca ulaşılmasında tarafların açıklanan kusurlu tutum ve davranışlarının aynı oranda etkili olduğu görüldüğünden, tarafların eşit kusurlu olduklarının kabul edilmesinin gerekeceği ve bu sebeple, davalı kadın da boşanma davası açmakta haklı olduğundan, kadının karşı boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddinin doğru olmadığı - Karşı boşanma davası hakkında, bu yönde hüküm kurulmak, aynı sebeple incelenebilir hale gelen, davalı-davacı (kadın)'ın, maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası, vekalet ücreti ve yargılama giderleri bakımından buna göre yeniden hüküm tesis edilmek üzere; karşı boşanma davası hakkındaki hükmün bozulmasının gerektiği-