Kocanın cinsel birlikteliği sağlayamadığı, eşinin hastalığı ile ilgilenmediği ve boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu-
Mahkemenin, kocanın iddiaları karşısında, davacı kadının sessiz kalmasının kusuru kabul ettiği gerekçesinin hukuki dayanağının bulunmadığı-
Boşanmanın fer'i niteliğindeki manevi tazminatın (TMK.m.174/2) boşanma hükmünün kesinleştiği tarihte muaccel hale geleceği ve faiz talebi varsa, faizin de bu tarihten itibaren başlatılması gerekeceği-
Kocanın eşine ağır hakaretlerde bulunduğu, bıçak çekip sizi deşerim diyerek tehdit ettiği ve kiracısının kızına olağanın dışında yakınlık göstererek güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, buna karşılık kadının da eşine sen kanı bozuksun diyerek hakaret ettiği, davalı kocanın daha kusurlu olduğunun kabulü gerekeceği-
Evlilik birliğinin kendilerine yüklediği sorumlulukları yerine getirmediklerinden; boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların aynı oranda kusurlu oldukları-
Kişilik haklarına saldırı teşkil eden maddi bir hadisenin varlığı kanıtlanamadığında manevi tazminata karar verilemeyeceği-
Velayeti anneye bırakılan müşterek çocuk ile davalı baba arasında 1-20 Temmuz tarihleri arasında ve R. B.larında kurulacak olan kişisel ilişkinin başlangıç ve bitiş saatlerinin, yarı yıl tatilinde kurulacak kişisel ilişkinin ise başlangıç ve bitiş tarihleri ve saatlerinin gösterilmeden, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm tesis edilemeyeceği-
Evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda “ başka kadınlarla internet ortamında mesajlaşan ve başka bir kadınla otelde aynı odada konaklayarak sadakat yükümlülüğüne aykırı davranan” davalı-karşı davacı kocanın tam kusurlu olduğu-
Boşanmada maddi ve manevi tazminat hesaplanırken tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaatin dikkate alınması gerekeceği-
Tarafların retle sonuçlanan boşanma davasından sonra bir araya gelmedikleri ve 8-9 yıldan bu yana fiilen ayrı yaşadıkları anlaşıldığından, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturan kusurlu tutum ve davranışı sebebiyle davacı yararına uygun miktarda manevi tazminat takdiri gerekeceği (MK. mad. 174/2)-