Boşanma davalarında, maddi/manevi tazminata hükmedilirken; tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, boşanmadaki kusur derece ve niteliklerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına göre, TMK’nın 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi çerçevesinde karar verileceği-
Boşanma davalarında; tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alınarak, daha az kusurlu taraf lehine olacak şekilde, TMK’nın 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözetilerek maddi/manevi tazminata hükmedilebileceği-
Boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kocanın, davacı-davalı kadına göre daha ağır kusurlu olduğu, durum böyleyken Mahkemece tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verileceği-
Davacı-davalı kocanın davası reddedildiği halde davalı-davacı kadın yararına bu dava nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı-davalı koca lehine vekalet ücreti takdirinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Mahkemece tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu yanlış kusur belirlemesine bağlı olarak davacı-davalı kadının maddi -manevi tazminat taleplerinin reddinin doğru olmadığı-
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran davalı-davacı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat az olduğundan, Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak daha uygun miktarda maddi tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiği-
Davalının, cevap dilekçesi ile davacı taraftan tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat isteğinde bulunduğu, mahkemece, davalının bu istekleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamasının usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirdiği-
Koca, eşinin sadakatsizliğine ilişkin şüphelerin netlik kazandığı anda eşinden ayrıldığı ve kısa bir süre sonra da boşanma davası açtığından; kadının davranışlarını affettiğinden söz edilemeyeceği; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda kadının tamamen kusurlu olduğu-
