Ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteği-
Ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteği-
Tanık beyanları bakım ve süresine ilişkin çelişkiler içermesine rağmen bu çelişkilerin giderilmediği, hangi tanığın beyanına hangi nedenle üstünlük tanındığının açıklanmadığı, bakım aktinin gereğinin yerine getirilmemesinin gerçekten davalının kurusundan kaynaklanıp kaynaklanmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanmadığı anlaşıldığından; ölünceye kadar bakım akdinin sürdürülememesinin kimin kusurundan kaynaklandığının açık ve net bir şeklide açıklığa kavuşturulması, TBK.'nun 617/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının gözetilmesiyle bit karar verilmesi gerektiği- İnfazı mümkün olmayacak şekilde sayfası kapatılan eski parsel numarası üzerinden karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Mirasbırakanın ölünceye kadar davalı oğlu ve gelini ile birlikte yaşadığı, temliklerden sonrada taşınmazları davalı oğlunun kullandığı (temlik yapılanların taşınmazları hiç kullanmadıkları), mirasbırakanın gelini olan davalı ile ara maliklerden birinin kardeş, birinin ise akraba oldukları, taşınmazların gerçek değeri ile satış değerleri arasında aşırı fark bulunduğu, diğer ara maliklerin emanetçi olduğu anlaşıldığından mirasbırakanın gerçek iradesinin kız çocuğunda mal kaçırmak olduğu sonucuna varılması gerektiği-
Yaşlı ve hasta murisin bakıma muhtaç olduğu, davalının öteden beri mirasbırakanla ilgilenip 2006 yılında da aralarında ölünceye kadar bakma akdi yaparak bazen bakıcı tutmak ve bazen bizzat ilgilenmek suretiyle mirasbırakana baktığı göz önünde tutularak, mirasbırakanın ölünceye kadar bakma akdi ile devrettiği taşınmazlar yönünden yapmış olduğu temlikle ilgili olarak gerçek amaç ve iradesinin mirasçıdan mal kaçırmak olmayıp bakılmak amacı ile temliki gerçekleştirip davalının da bakım borcunu yerine getirdiğinden muvazaa iddasının kabul edilemeyeceği-
Ölünceye kadar bakma akti yapıldığı tarihinde murisin 78 yaşında olduğu, davalının murisle birlikte yaşayıp onunla ilgilendiği, ihtiyaçlarını karşıladığı, bu durumda temlikte gerçek amacın mal kaçırmak olmayıp, gerçekten bakılmak olduğu, murisin ölünceye kadar bakım koşulu ile taşınmazı temlik ettikten sonra ölene kadar bakılmadığı iddiası ile bir dava açmadığı, dolayısı ile temlikin muvazaalı olmadığı sonucuna varıldığı-Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı trafik sicil kaydının iptali ve tescil isteğinde bulunulması mümkün olmadığı- Davalıya ölünceye kadar bakma aktiyle devredilen bağımsız bölüm yönünden davanın reddine karar verilmesi, diğer davalıya temlik edilen traktör bakımından öncelikle muris tarafından yapılan temlike ilişkin dayanak belgelerin temini ile TBK.'nun 19. maddesi kapsamında değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi,  diğer parsel bakımından da davalının denkleştirme savunmasında bulunduğu gözetilerek mirasbırakandan tüm mirasçılarına intikal eden taşınır- taşınmaz mallar ve hakların araştırılması, tapu kayıtları ve varsa öteki delil ve belgelerin mercilerinden getirtilmesi, her bir mirasçıya nakledilen malların ve hakların nitelikleri ve değerleri hakkında uzman bilirkişiden rapor alınması, böylece murisin aşırıya kaçmayan, makul ölçülerde ve kabul edilebilir bir paylaştırma kastının bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiği-
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi nedeniyle tapu iptali ve tescil, davalılar-karşı davacılar vekili tarafından davacılar aleyhine 28.12.2012 gününde verilen dilekçe ile davanın reddi mümkün olmaz ise saklı payı aşan temlikin terkini-
Davacının, kendilerini dede torun gösterip hileye düşürek ölünceye kadar bakma sözleşmesi yaptığı ve ayrıca davalının bakım borcunu yerine getirmediği gibi kendisini öldürmeye teşebbüs ettiğini de öne sürerek sözleşmenin feshi ile tapu kaydının iptali ve adına tesciline karar verilmesini istediği; davalı ise taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, bir müddet sonra davacının davranışlarının değiştiğini, "nasıl olsa herkes bizi evli biliyor ona göre davranalım" şeklindeki baskılar üzerine davacıya bakmayı bıraktığını belirtmiş olup, davacının iddiası sabit görülerek davanın kabulü üzerine, davalının temyiz talebinin yerinde olmadığı-
Miras bırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi içinde, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın, tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerektiği-
Temlik konusu tasarrufun sağlararası bir tasarruf olduğu, tasarruf tarihi ile mirasbırakanın ölüm tarihi arasında bir yıldan fazla bir süre geçmesine göre, mirasbırakanın yaptığı tasarrufun mutlak tenkise tâbi tasarruflardan olmadığı- Mirasbırakanın yaptığı tasarrufun yani ölünceye kadar bakma akdinin saklı pay kurallarını etkisiz kılma amacı ile yaptığını davacı tarafın TMK'nın 6. ve 6100 sayılı HMK'nın 190.maddesine göre ispat etmesi gerekeceği, dinlenilen davacı tanıklarının mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılma amacı ile temlikte bulunduğu konusunda beyanda bulunmamalarına ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapılması için sözleşme anında temlikte bulunanın bakıma muhtaç olmasının şart olmamasına ve ekonomik durumunun bozuk olmasına göre mirasbırakanların saklı pay kurallarını etkisiz kılma amacı ile temlikte bulunduğu kanıtlanamadığından, davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-