Paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçaların kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde, paydaşa asliye hukuk mahkemesinde dava açmak üzere süre verilmesi gerektiği ve verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmaz ise o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerektiği-
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerektiği-
Paydaşlığın giderilmesi davasının paydaşlardan biri veya birkaçının diğer paydaşlara karşı açacağı ve davalılara usulüne uygun tebliğ yapılıp taraf teşkilinin sağlanması gerektiği, zira tebliğ alanın muhatapla aynı konutta birlikte oturması halinde bu husus açıklanmamış ve muhatabın tebliğ esnasında nerede olduğu da sorularak tebliğ evrakına yazılmamış ise hükmün bozulması gerekeceği-
Ortaklığın giderilmesi davasında paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerektiği-
Dava konusu taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi davası konusunda vesayet makamından yetki belgesi alınmadan bu taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilemeyeceği-
Taşınmazın muhtelif hisselerde sekiz hissedarı olduğu ve ivaz eklenmek suretiyle her bir paydaşa en az bir bağımsız bölüm düşebileceği, bağımsız bölümlerden birinin ise satışının söz konusu olabileceği, ayrıca taşınmaz üzerindeki yapının Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 50/2. maddesi hükmüne uygun nitelikte olduğu belirlenmiş olup; şu hale göre, mahkemece öncelikle yapılacak iş, taleple bağlı kalınmaksızın, paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan aynen taksiminin mümkün olup olmadığı, yönünde tahkikatın ikmal edilmesi olmasının gerekeceği-
İzaleyi şüyu satış memuru olarak adliyede görevli bir kimsenin atanması halinde kendisine ücret takdir edilemeyeceği; zira bu kimselere harçlar kanununa göre ücret tahakkuk ettirileceği; ancak dışarıdan bir kimse atanmış olması halinde ücretin hakim tarafından takdir edilmesi gerekeceği-
Ortaklığın giderilmesi davası sonucunda mahkemece “üzerinde ipotek ve haciz bulunan taşınmazın bunlarla yükümlü olarak satılmasına” karar verilmesi gerekeceği-
Taşınmazlar üzerindeki muhdesatların aidiyetlerine ilişkin kesinleşmiş mahkeme ilamları bulunmasına rağmen ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin hükümde oran kurulmamış olup, üzerinde muhdesat bulunan bu taşınmazlar yönünden muhdesata ilişkin oran kurulmamasının da doğru olmayacağı-
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekeceği; ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerlerinin ayrı ayrı tespit edileceği-