İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulmasının, 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığının hâlinde mümkün olduğu-
İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulmasının, 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığınin hâlinde mümkün olduğu-
İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu-
Davanın, komşuluk hukukundan kaynaklanan el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkin olduğu-
Tescil davasına ilişkin yargılamanın iadesi istemi-
Davalı tarafça davacıya gönderilen ihtarnamenin davacının tebliğ tarihindeki mernis adresine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği 2020 yılında davacının mernis adresinin Ataşehir olduğu, bu nedenle satış tarihlerinden itibaren 2 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı- Davanın süresi içerisinde açıldığı, davacının toplam satış bedelini ve toplam harç bedelini depo ettiği-
Harcın 1 haftalık kesin süre içinde tamamlanmaması nedeni ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve üç aylık yasal süre içinde taraflarca usulüne uygun yenileme talebinde de bulunulmadığı, eksik harcın da tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmeyeceği-
Davaya konu icra takibinin dayanağı olarak İş Mahkemesinin kararı gösterilip, söz konusu Mahkeme kararında, davalı olarak ... Holding AŞ ve Renassiance ... Şirketleri gösterilmiş olup hükmün de bu kişiler hakkında kurulmuş olduğu- İcra takibinde ise borçlu olarak ... Holding AŞ ile birlikte, sözü edilen işe iade davasında davalı olarak yer almayan ve hakkında hüküm kurulmayan, ... Uluslararası İnşaat Yatırım Sanayi ve Ticaret A 'nin de gösterilmiş olduğu- Bu kişinin borçlu olduğuna ilişkin olarak takip talebinde bir dayanak belgenin de yer almadığı, bu durumda, davalı ... Uluslararası İnşaat Yatırım Sanayi ve Ticaret AŞ'nin itirazı haklı olup hakkında açılan işbu itirazın iptali davasının sıfat yokluğu nedeniyle karar verilmesi gerekeceği-
Somut olayda davacının aynı gün içinde hem işverene istifa dilekçesi verdiği, hem ihtiyari arabuluculuğa başvurduğu, hem de tarafların anlaşma belgesinde sayılan tüm alacaklar üzerinde müzakere ettikten sonra anlaşma sağladığı- Oysa bir taraftan işçinin istifa ettiğini, diğer taraftan davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödediğini ileri süren işverence, ihtiyari arabulucuğa başvurulması için taraflar arasında nasıl bir ihtilaf çıktığının ortaya konulamadığı- Bu durumda aynı gün istifa ettiği ileri sürülen işçi ile işveren arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı hâlde, usulüne uygun arabuluculuk müzakere süreci de yürütülmeksizin düzenlenen ihtiyari arabuluculuk tutanağının geçerli bir arabuluculuk anlaşma belgesi olarak kabulünün mümkün olmadığı-
