Davaya konu olan uyuşmazlığın, dava dışı şirketle davacı şirket arasında organik bağ bulunup bulunmadığı ve buna bağlı olarak tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasıyla dava dışı şirketin davalıya olan borcu nedeniyle başlatılan takip nedeniyle davacı şirketin sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplandığı-Somut olayda her ne kadar davalı taraf davacı şirket ile dava dışı ......Ltd.Şti üzerinden ticaret yaptıklarını, davacı şirket ile dava dışı şirket arasında organik bağ bulunduğunu savunmuş ise de davacı şirket ile işbu dava dışı şirketin borçlarını ödememek amacıyla muvazaalı işlemler yaptığına(muvazaalı biçimde borç ilişkileri oluşturduğuna) dair dosya kapsamında yeterli delil bulunmadığının anlaşıldığı, şirketler arasında organik bağ bulunsa dahi tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirir durum olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği-
Davanın açıldığı sırada bulunmayan dava açmaktaki hukuki yararın ıslah yoluyla yargılama aşamasında oluşabileceği-
Mahkemece, bozma ilamında da belirtildiği üzere davacı vekiline iki haftalık süre verilmesine rağmen davacı vekili tarafından talebin ne kadarının iş makinası hasarı olduğunun ne kadarının da munzam zarara ilişkin olduğunun belirtilmediği, bu durumda, mahkemece; davacı vekiline, talebinin ne kadarının munzam zarar, ne kadarının da makina hasarına ilişkin olduğunun bildirilmesi için kesin mehil verilerek bu süre içinde talep konusu kalemler için ayrı ayrı miktarı belirtmesi, verilen kesin süre içerisinde belirtilmemesi halinde ise her bir kalem yönünden talebinin yarıya yarıya yapıldığının kabulü gerektiğine ilişkin ihtar yapılarak her bir alacak kalemi yönünden miktar belirlenmeden eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı- Mahkemece bozma ilamında da belirtildiği halde davacının ................. tarihli ıslah dilekçesine karşı davalı tarafından süresinde ve usulüne uygun olarak zamanaşımı def’inde bulunulmasına rağmen, zamanaşımı defi hakkında olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı, bu durumda, mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, davalının zamanaşımı def’i değerlendirilmeden olumlu olumsuz bir karar verilmeden, esasa girilerek ıslah ile artırılan miktar yönünden de karar verilmesinin doğru olmadığı-
YİDK kararının iptali ile marka tescilinin hükümsüzlüğü- Bozma sonrası dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi ve İlk Derece Mahkemesince karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş olması ve burada karar verilmesinin hatalı olduğu-
Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzeltilerek yeniden esas hakkında duruşma yapmadan karar verildiği-
Tapudaki satış bedeli ile iptali istenen tasarrufa konu taşınmazların tasarruf tarihindeki rayiç değeri arasında mislini aşan fark bulunduğu, davalıların evvelinde dava dışı şirketin hissedarı iken davalının şirketteki hisselerinin dava dışı kişiye devrederek adı geçen şirket ortaklığından ayrıldığı, davalılar arasında yapılan protokolde davalının şirketteki hisselerine karşılık dava konusu taşınmazların devrinin kararlaştırıldığı ve taşınmazların devri sırasında davalı adına kullanılan vekaletnamenin içeriğinde dava konusu taşınmazların bilgilerine yer verildiği, taşınmazlara ait geçmiş yıllara ilişkin vergi borçlarının davalılar adına dava dışı oğlu tarafından ödendiği, dinlenilen tanık beyanlarına göre taşınmazların tasarruf yetkisinin davalı tarafından kullanıldığı, yapılan devir işleminin alacaklılardan mal kaçırma kastı ile yapıldığının davacı tarafça ispatlanamadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Kooperatif genel kurul kararının iptali ile kayyım atanması- Bölge Adliye Mahkemesince, herhangi bir gerekçe oluşturulmadan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, kararın hangi sebeplerle verildiğine ilişkin açıklama ve gerekçe içermediği anlaşıldığından, anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte gerekçe içeren, önceki hüküm sonucuna uygun bir karar vermesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiği-
Arabuluculuk konusu uyuşmazlıkların "işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan alacaklar" olarak belirtildiği ancak dava konusu alacaklar bakımından anlaşma sağlandığı veya sağlanamadığının açıkça belirtilmemiş olduğundan dava şartı olan arabuluculuk faaliyetinin yerine getirilmediği-
Mazotun sahibi şirket tarafından açılan tazminat davasında ve davalı kurum tarafından açılan rücu davasında mazotun davacı yedieminin kusuru nedeniyle zayi olduğu ve davacının mazotu kendisinin tükettiğine karar verildiği, bu kararların Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği, istinaf konusu karar ile söz konusu kararların talep sonuçları farklı ise de taraflarının aynı olduğu, diğer dosyalarda verilen kararların kesin hüküm teşkil etmese de bu dosyaların taraflarının aynı olması ve verilen kararlarda tarafların kusurlarının tartışılmış olması ve mazotun zayi olmasına davacının sebep olduğuna karar verilmesi nedeniyle verilen kararların eldeki dosyada güçlü delil niteliğinde bulunduğu, davacının mazotun tümünü teslim tarihinden itibaren usulüne uygun muhafaza etmediği ya da tükettiği, yedieminlik görevini usulüne uygun olarak yerine getirdiği konusunda ispat külfetinin davacıda olduğu, davacının belirli bir süre için de olsa bu görevi yerine getirdiğini kanıtlayamadığı, davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu-
Uyuşmazlığın davacıya prim borcu nedeniyle borçlu olan davalıya ait olup diğer davalıya devredilen taşınmazın devir işleminin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olduğu- Mahkemece; davalı vekilinin yapılandırma iddiası üzerinde durularak asıl borçlu olan dava dışı ... Ltd. Şti'nin dava konusu olan borcunu yapılandırıp yapılandırmadığı, yapılandırdı ise ödemelerin devam edip etmediği, yapılan ödemelerin davalının sorumlu olduğu kısma ilişkin olup olmadığı, 7143 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yapılandırmanın, davacı tarafça açılmış tasarrufun iptali davalarının durdurulmasını ya da ertelemesini sağlayıp sağlamayacağı-
