Davacı kadının ziynet eşyalarının boşanma dava dosyasında iadesine karar verildiği gözönünde bulundurularak mükerrer tahsil olmasına sebebiyet olunmayacak şekilde, taşınmazın alınmasında kullanıldığından TMK 227. maddesi gereğinde oranlamanın yapılması; taşınmazın karar tarihine yakın tarihteki değerinin hesaplanması için yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınması, daha sonra açıklanan nedenlerle denetime elverişli hesap yapılabilmesi için konusunda uzman bilirkişi ve bilirkişilerden hesap raporu alınarak karar verilmesi gerekeceği-
TBK. mad. 149/1.maddesine göre, zamanaşımının, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağı; ve TBK. mad. 153/3. uyarınca, evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamayacağı, başlamışsa da duracağı- Boşanma kararının kesinleştiği tarihte başlayan on yıllık zamanaşımı süresi, temyize konu davanın açıldığı tarih itibarıyla henüz dolmadığından, mahkemece iddia ve savunma çerçevesinde toplanacak taraf delillerine göre uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerektiği-
Mal rejiminin sona erdiği 22.07.2008 tarihinde, tasfiyeye konu bağımsız bölüm davalı eşin mülkiyetinde olup tasfiyesi gereken malvarlığında olduğu-. Bağkur ve SGK idarelerinin yazılarından tasfiyeye konu taşınmazın satın alınması için TOKİ ile yapılan sözleşme ve ödemelerin yapıldığı tarihlerde ve bu tarihlerden önceki tarihlerde davacı eşin çalıştığı anlaşılmakla, mahkemece tasfiyeye konu 2 nolu bağımsız bölümün ödemelerinin bir kısmının 743 sayılı TKM döneminde, bir kısmının 4721 sayılı TMK'nun yürülüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra yapıldığı gözönünde bulundurularak tasfiyenin buna göre yapılması ve davacının alacak miktarının belirlenmesi gerektiği-
Duraksamaya yer vermeyecek şekilde bağış iradesinin ortaya koyacak beyan ve davranış yoksa, salt davacı adına kayıtlı olan taşınmazın bedelsiz olarak davalı adına tescil edilmesi işleminin tek başına bağış olarak kabul edilmesi için yeterli olmadığı, bu itibarla eldeki davada dava dilekçesindeki beyanların bağış iradesini gösterir nitelik taşımadığı, esasen beraberlikten doğan dayanışmayla ve karşılıklı güvene dayanarak, taşınmazın davalı eş adına tescil edildiği anlaşılmakla, talep uyarınca iddia ve savunma çerçevesinde mal rejiminin tasfiyesi hakkında karar verilmesi gerekeceği-
Davacının katılma alacağına mahsuben oturma hakkı tanınmasını talep ettiği taşınmazın, evlilik birliği devam ederken 03.02.2009 tarihinde satın alınarak 1/2 oranında davacı ve ölen eşi adlarına paylı mülkiyet şeklinde tescil edildiği ve halen tapu sicilinde aynı şekilde ve oranda kayıtlı olduğu, evlilik birliği devam ederken serbest iradeleriyle gerçekleştirdikleri bu paylaşımla, her bir payın o eşin kişisel mal grubuna terk edildiğinin kabul edilmesi gerekeceği, paylaşımdan sonra davalının payına, edinilmiş mal grubundan katkıda bulunduğunun davacı tarafça da iddia ve ispat edilmediği, açıklanan nedenlerle, taşınmazın ölen eş üzerine kayıtlı 1/2 payının murisin kişisel malı olduğundan davacının katılma alacağı bulunmadığı ve ayrıca davacının TMK'nun 652. maddesine göre de talepte bunulmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Tasfiyeye konu banka mevduat hesabında, boşanma dava tarihi itibariyle 3.331,96-USD'ın bulunduğu, bunun 3.300,0-USD'sinin 23.04.2008 tarihinde havale edildiği, daha sonra 25.04.2008 tarihinde hesaba 25.846,09-USD yatırılarak hesapta bu tarih itibariyle 25.878,05-USD'ın olduğu, bu miktarın mal rejimi sona erdikten sonra edinildiğinden tasfiyeye dahil edilemeyeceği- Mal rejiminin boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona erdiği, sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığının, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu-
Kooperatif ödemelerinin bir kısmının mal ayrılığı bir kısmının da edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemlerde yapılmasında; mal ayrılığı dönemindeki ödemelere her bir eşin yaptığı katkı oranı, daha sonra geçerli olacak edinilmiş mallara katılma rejimine kişisel mal olarak geçeceği; buna göre; mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde eşlerin kooperatif ödemelerine yaptıkları katkı oranının, "katkı payı alacağı" hesaplama yöntemi göz önünde bulundurularak belirlenmesi gerektiği-
Tasfiyeye konu taşınmaz, uzun vadeye yayılan kredi ile satın alınmış ve mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihi itibariyle vadeye yayılmış borç görünmekte ise de, söz konusu borcun peşin sermayeye çevrilmiş karşılığı bulunarak mal rejiminin tasfiyesinde borç olarak göz önünde bulundurulması, diğer yandan yerel mahkeme kararının verildiği tarih itibariyle tasfiyeye konu taşınmazın belirlenmiş değeri güncelliğini yitirdiğinden önceki bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle karar tarihine en yakın tarihteki sürüm (rayiç) değerinin belirlenmesi, temyiz eden davalının usuli kazanılmış hakkı da gözetilerek davacının artık değere katılma alacağının belirlenmesi gerekeceği-
Tasfiyeye konu taşınmaz ve araç, uzun vadeye yayılan kredi ile satın alınmış ve mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihi itibariyle vadeye yayılmış borç görünmekte ise de, söz konusu borçların peşin sermayeye çevrilmiş karşılığı bulunarak mal rejiminin tasfiyesinde borç olarak göz önünde bulundurulması, buna göre davacının artık değere katılma alacağının belirlenmesi gerekeceği-
TMK.nun 219, 220, 227 ve 231.maddeleri uyarınca değerlendirilecek edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan değer artış payı ve katılma alacağına-
