Nam-ı müstearın, sözleşmeyi kendi adına fakat gizlenmek isteyen kişi hesabına yapan kimse olduğu-
Hacir altında bulunan bir kimsenin düzenlediği ya da kefil olduğu kambiyo senedine dayanılarak yapılmış ve kesinleşmiş bir icra takibi sonucunda, cebri icra yolu ile satılan borçluya ait taşınmazın ihalesinin bozulması “yargılamanın yenilenmesi” yolu ile istenebilir mi?
Gerek menkule gerekse gayrimenkule taalluk etsin namı müstear hadiselerinde 'mesele bir istihkak ve mülkiyet davası mahiyetini geçemeyeceğinden' ne resmi senet ne de şekil meselesi bahis mevzuu olamayıp; nitekim; öteden beri mahkemelerin vaki olan bu kabil ikrarlara müsteniden hüküm vermekdikleri ve meselede bir şekil meselesi görmedikleri- Takma ad (nam-ı müstear) davalarının dinlenebileceği ve yazılı kanıt ile kanıtlanmasının uygun olacağı-