Borçlu şirkete sermaye borcu olan ortak, şirkete karşı üçüncü şahıs sayılamayacağından, birinci haciz ihbarnamesinin gönderilmesinin geçersiz olduğu-
Birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarih itibariyle kesinleşmiş ve muaccel bir borç bulunup bulunmadığı hususunda asıl borçlu ile üçüncü şahsa ait defterler, kayıtlar ve banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle sanığın beyanının gerçeğe aykırı olup olmadığının saptanmasının gerekeceği-
Şikâyet tarihinden somaki bir tarihi içeren ve üzerinde müşteki vekilinin isim ve adresi bulunan tahsilat makbuzunda, şikâyete dayanak icra takip dosyası borcunun ödendiği ve alacağın kalmadığı belirtilmiş olması ve bu tarihten üç gün sonra da alacaklı vekilinin ilgili icra müdürlüğünden hacizlerin fekkini talep ettiği birlikte değerlendirildiğinde, borcun itfa edildiğinin kabulünün gerekmesi nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesinin gerekeceği-
Tazminat ve cezalandırma isteği ile birlikte açılan davalara ceza mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekeceği-
Aynı zamanda takip borçlusu olan şahsa birinci haciz ihbarnamesi gönderilmesinin yasal dayanağı bulunmayıp, buna bağlı olarak yapılan itirazın da yok hükmünde olduğu-
Sanığın ortağı olduğu borçlu şirkete olan şahsi borcunun haczedilebilmesi mümkün olması nedeniyle, birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarih itibariyle borçlu şirkete sermaye borcu dışında borcu bulunup bulunmadığı bilirkişi marifetiyle saptanmasının gerekeceği-
Borçlu sanık tarafından borca kısmi itiraz edilmiş olup, İİKVnun 78 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca borcun itiraz edilmeyen miktarının kesinleşmesi ve kabul ettiği miktar üzerinden fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle alacaklı vekili tarafından takibe devam edilmesi talebinde bulunulduğu dikkate alındığında, takibe devam edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı-
Vekilinin beyanından dolayı asilin sorumlu tutulamayacağı-
Birinci haciz ihbarnamesine itiraz yazısında, "... borçlu şirkete ait hesaplarda 16.947,09 TL'nin bulunduğunu ancak borçlunun bankadan kullandığı çek karnesi ve üye işyeri sözleşmesinden kaynaklanan riskleri mevcut olup, ilgili sözleşmeler ve Medeni Kanunun ilgili hükümleri uyarınca hesaplarda mevcut olan ve mevcut olabilecek hak ve alacaklar üzerinde bankamızın rehin, hapis, takas ve mahsup hakları bulunmadığı-
Sayıştay Başkanlığında, Sayıştay Uzman Denetçisi ve Sayıştay Genel Sekreter Yardımcısı olarak görev yapan sanık hakkında göreviyle ilgili veya görevi sırasında işlediği iddia edilen eylemle ilgili olarak, CMK'nun 223/8. maddesi gereğince durma kararı verilip, Sayıştay Kanununun 69. maddesi uyarınca gerekli soruşturmanın yapılması için dosyanın Sayıştay Başkanlığına gönderilmesine karar verilmesinin gerekeceği-