İİK. mad. 106/son hükmünde, 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce davalı tarafından, taşınmaz üzerine haciz konulup, iki yıl içerisinde satış istendiğinden, sıra cetveline itiraza ilişkin davanın reddi gerektiği-
Alacaklı vekili satış talebinden vazgeçmiş olup açıkça hakkın özünden feragat etmediği, bu durumda satış talebinden vazgeçilmiş olması alacağın haricen tahsil edildiğine karine teşkil etmeyeceği gibi, borçlunun talebi süresinde satış istenmediği gerekçesi ile İİK'nun 106-110. maddelerine dayalı olarak hacizlerin kaldırılmasına ilişkin olup, borçlunun bu istemi harca tâbi olmadığı, bu nedenle icra müdürlüğünün tahsil harcı yatırılmasına ilişkin ... tarihli işleminin yasal bir dayanağı bulunmadığı-
6352 s. K. mad. 21 ile değişik İİK. mad. 106 uyarınca, alacaklı haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren 6 ay, taşınmaz ise hacizden itibaren 1 yıl içinde satılmasını istenebileceği, İİK. mad. geçici 10 uyarınca, başlatılan bir takipte takibin sona ermesine kadarki tüm işlemler değil, yalnız 05/07/2012 ve 05/01/2013'ten önce yapılan işlemlerin 6352 Sayılı Kanundan önceki hükümlere tabi olacağı- Haciz tarihinden itibaren 6 aylık süre içerisinde satış istenmemiş olması araç üzerindeki haczin düştüğü-
Alacaklının ... tarihinde satış talebinde bulunduğu, icra müdürlüğünce ... tarihinde satış kararı alındığı, haciz tarihi nazara alındığında alacaklının 2 yıllık süre içerisinde satış talebinde bulunduğu, bu süreç sonunda ise, taşınmazın ... tarihinde ihale edildiği görüldüğü, o halde mahkemece, başka bir fesih sebebi de bulunmadığından, ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Şikayetçiye ait ...2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1569 Esas (yeni 2014/3020 E.) sayılı dosyasında haciz tarihi 04.05.2012 olduğundan, 6352 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle yapılan değişiklikten önceki İİK'nın satış talebine ilişkin hükümlerinin uygulanacağı ve haciz tarihinden itibaren 2 yıllık satış isteme süresine tabi olacağı, sıra cetveline esas satılan taşınmazın satış tarihi olan 17.02.2014 tarihi itibariyle şikayetçinin satışa konu taşınmaz üzerinde geçerli ve devam eden bir haczi mevcut olduğu gerekçesiyle, şikayetin kabulü ile, sıra cetveli mahiyetindeki icra müdürlüğü işleminin iptali yönünde verilen kararın isabetli olduğu-
Haciz tarihi 04.05.2012 olduğundan, 6352 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle yapılan değişiklikten önceki İİK'nın satış talebine ilişkin hükümlerinin uygulanacağı ve haciz tarihinden itibaren 2 yıllık satış isteme süresine tabi olacağı, sıra cetveline esas satılan taşınmazın satış tarihi olan 17.02.2014 tarihi itibariyle şikayetçinin satışa konu taşınmaz üzerinde geçerli ve devam eden bir haczi mevcut olduğu-
Asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin altındaki arazilerde de payın üçüncü şahıslara satışı ve devrinin mümkün hale geldiği-
Borçlunun üçüncü kişilerdeki alacağının taşınır hükmünde olduğu; alacaklı tarafından haciz tarihinden itibaren 6 aylık süre içinde bu paraların istenerek icra dairesine gönderilmesi isteminde bulunulmadığı ve borçlunun haczin kaldırılmasını talep ettiği tarihte 6 aylık sürenin geçmiş olması nedeni ile haczin İİK. mad. 110 uyarınca kalkmış olduğu-
Alacaklının, süresinde satış istememiş olması nedeniyle haczinin düştüğü durumlarda, taşınmazın satışa çıkarılmasında, taşınmaz, tahmini bedelin üstünde satılsa da, borçlunun ve taşınmaz maliki üçüncü kişinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararının olduğu-
Alacaklının, tarafı olmadığı icra takip dosyasından aynı paraya konulan haciz nedeniyle İİK. 100'e göre yapılan bildirimde belirtilen haczin, İİK. 106 ve 110 gereğince düştüğüne ilişkin şikayet hakkının bulunmadığı; bu durumda ancak sıra cetveline itirazda bulunabileceği-