Şikayet olunan alacaklının satış talebinin icra müdürlüğünce reddedildiği ve daha sonra tekrar işlem yapılmadığından haczin düştüğünün iddia edildiği- Şikayet olunan alacaklının, borçlunun taşınmazına 01.09.2003 tarihinde haciz koyduğu, 01.08.2005 tarihinde satış talep edilerek 02.08.2005 tarihinde masraf yatırıldığı, devamında çeşitli tarihlerde satış talep edildiği ve satış taleplerinin icra müdürlüğünce reddedildiği- Şikayet olunan alacaklı bu ret kararlarının iptali için icra mahkemesine başvurmadığından belirtilen haczin düştüğü, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Bedeli sıra cetveline konu olan, borçlunun iştirak halinde malik olduğu taşınmazdaki borçluya ait paya, şikayet olunanın alacaklı olduğu .... İcra Müdürlüğü'nün 2008/695 E. sayılı dosyasında, 25.11.2010 tarihinde haciz konulduğu, şikayet olunanın haciz tarihinden itibaren iki yıl içinde, İİK'nın 121. maddesi uyarınca İcra Hukuk Mahkemesi'nden yetki alarak, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nde ortaklığın giderilmesi davası açtığı, bu nedenle süresi içinde satışın talep edilmiş olduğu ve şikayet olunanın haczi düşmediğinden şikayetin reddine karar verilmesi gerektiği-
Satışa konu taşınmazın elbirliği (iştirak halinde) değil, paylı (müşterek) mülkiyet şeklinde tasarruf edildiği anlaşıldığından, borçlunun müşterek mülkiyet konusu taşınmazdaki payının, ortaklığın giderilmesine ilişkin dava açılmasına ve karar alınmasına gerek bulunmaksızın satışının yapılabileceği, bu durumda gerekmediği halde İİK.'nun 121. maddesi uyarınca alınan yetkiye dayanarak ortaklığın giderilmesi davası açılmış olsa dahi bu davanın, satış isteme süresini kesmeyeceği-
İcra ve İflâs Kanunu'nda, taşınmaza birden fazla haciz konulmasında yasal engel olmadığı, dolayısıyla, her iki haciz de geçerli olup, İİK'nun 106 ve 110. maddelerinin her iki haciz için ayrı ayrı değerlendirileceği-
Borçlunun, "yasal sürede satış istenmediğinden haczin düştüğünü" belirterek "satış kararının iptali" istemi ile yaptığı başvuru sonucunda icra mahkemesinin "satış kararının ve satış işlemlerinin iptali"ne yönelik verdiği kararının temyizi kabil olduğu-
Yasal sürede satış avansı yatırıldığı halde satış talebinin reddine karar verildiğini belirterek icra müdürlüğünün işleminin iptali istemi ile yapılan başvuru üzerine icra mahkemesince verilen kararın temyizi kabil olduğu- İİK. mad. 106 gereğince taşınmazların hacizden itibaren bir sene içinde satılmasının istenmesi gerektiği, icra müdürlüğünün kıymet takdirinin yapılmamış olması (ya da başka bir sebeple) satış talebini reddedemeyeceği, taşınmazlar için bir yıl, taşınırlar için altı ay olarak belirlenen bu sürenin 6352 s. K. ile değişen İİK.'nun 106. maddesinin yayım tarihi olan 02.07.2012'den altı ay sonra uygulanmaya başlanacağı, bu tarihten önce bir taşınmazın haczine karar verilmesi ve alacaklının iki yıllık sürede satış talep ederek bir miktar satış avansının dosyaya yatırması halinde, satış talebinin reddine ilişkin icra müdürlüğü kararının iptaline yönelik alacaklının şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
İcra müdürlüğünden hacizli malın satışının süresinde istenilmesi yeterli olup diğer satış şartlarının oluşup oluşmadığının irdelenmesinin gerekmeyeceği, bir başka anlatımla icra müdürlüğü kıymet takdiri yapılmamış olması sebebiyle satış talebini reddedemeyeceği, satış istenmiş olması ve satış avansının yatırılmış olması nedeniyle satışın düşmeyeceği-
Haciz tarihinde, taşınmazın borçlu adına kayıtlı olmasının zorunlu ve yeterli olduğu, böyle olduğu takdirde icra müdürünün haciz işleminde bir usulsüzlük bulunmadığı sonucuna varılması gerektiği- Haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı taşınmaz için 3. kişinin açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasının kabul edilip kesinleşmesi dahi, haciz tarihindeki mülkiyet durumunu etkilemeyeceği, tescil kararı hacizden sonra verildiğinden ve tapudaki hacizlerin kaldırılması yönünde bir hüküm de taşımadığından haczin kaldırılması istemi ancak 3. kişinin genel mahkemede açacağı davada tartışılabileceği- İcra müdürlüğünden hacizli malın satışının süresinde istenilmesi yeterli olup diğer satış şartlarının oluşup oluşmadığının irdelenmesinin gerekmeyeceği-
Üçüncü kişinin elindeki bir paranın İİK. mad. 89 değil; İİK. mad. 88 uyarınca, haczedilmesi, tıpkı taşınırlarda olduğu gibi, paranın somut olarak üçüncü kişi elinde mevcut olması gerektiği- Henüz mevcut olmayan bir paranın taşınır hükümlerine göre haczinin mümkün olmadığı- Üçüncü şahıstaki para alacağının da, İİK. mad. 110 hükmüne kıyasen, 05.01.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile değişik 106/1. maddesi uyarınca; hacizden itibaren altı aylık süre içerisinde icra dosyasına celbinin istenmesi gerektiği; yoksa haczin düşeceği- Üçüncü kişi banka nezdinde henüz mevcut olmayan bir paranın, İİK'nın 88. maddesine uygun olarak yazılan müzekkereyle haczi mümkün olmadığı-
Alacaklının takibin kesinleşmesinden sonra ... tarihinde haciz talep ettiği, borçluya ait taşınmazlar üzerine ... tarihinde haciz tatbik edildiği ve borçlunun .... tarihinde şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurarak haczedilmezlik şikayetin kabul olunduğu anlaşıldığı, borçlunun şikayet yoluyla icra mahkemesine başvuru tarihi ve temyize konu olan karar tarihi itibariyle, şikayete konu taşınmaz hacizleri yönünden İİK'nun 106/1. maddesinde öngörülen 1 yıllık satış talep etme süresi dolmadığı ve dolayısıyla aynı Yasanın 110. maddesi uyarınca haczin kalkmasının söz konusu olamayacağı-