Mahkemece bildirilen bu vakıalardan yalnızca ''davacının davalı eşini ortak konuta almadığı'' vakıası davacı erkeğin kusurunun belirlenmesinde dikkate alınmış, kadının af savunması ile dayandığı diğer vakıalar yönünden bir değerlendirme yapılmadığı, davalı kadının cevap dilekçesinde yer alan af savunması ile diğer vakıaların ispatı bakımından dinlenilmesinden açıkça vazgeçmediği tanıkları yönünden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 241. maddesi koşullarının oluştuğundan söz edilemeyeceği-
Mahkemece davalı-karşı davacı kadının ekonomik ve sosyal durumunun araştırılarak tespit edilmesi ve sonucuna göre yoksulluk nafakası hakkında hüküm tesisi gerekeceği-
Dayanılmayan vakıaya ilişkin delil bildirilmesi için ön inceleme aşamasında verilen süre sonuç doğurmayacağından, mahkemece, usulüne uygun şekilde ileri sürülmeyen ve çekişmeli olarak belirlenmeyen (HMK m. 137, 140/3, 187) vakıalar esas alınarak davalıya kusur yüklenemeyeceği- Davalı erkeğin mahkemece belirlenen ve temyiz edilmeyerek kesinleşen kusurlu davranışları yanında ayrıca eşine hakaret ettiği anlaşıldığından, bu hale göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin tamamen kusurlu olduğunun kabulünün gerektiği- Davalı erkek boşanmaya sebep olan olaylar tam kusurlu olup gerçekleşen kusurlu davranışları aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı da teşkil ettiği için davacı kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği- Davacı kadın dava dilekçesinde ve cevaba cevap dilekçesinde yoksulluk nafakası yönünden bir beyanda bulunmadığından, süresi içerisinde yapılmayan talebin iddianın ve savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğu-
2. HD. 21.06.2018 T. E: 2016/18641, K: 7900-
2. HD. 21.06.2018 T. E: 2016/19452, K: 7896-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, tarafların dava veya cevap dilekçelerinde iddiasının/savunmasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini ve iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini açıkça göstermek zorunda olduğu, davalı kadının cevap dilekçesinde herhangi bir delile dayanmadığı halde, mahkemece davalı kadının tanıkları dinlenerek davacı erkeğe kusur yüklenmesinin doğru olmadığı, gerçekleşen bu duruma göre, boşanmaya sebep olan olaylarda kadının tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekeceği- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafın, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebileceği, tam kusurlu kadın yararına yoksulluk nafakası takdir edilemeyeceği-
2. HD. 20.06.2018 T. E: 2016/19191, K: 7761-
Davacı-karşı davalı erkeğin mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurları yanında davalı-karşı davacı kadının eşine "Şerefsiz, sen adam değilsin, erkek değilsin" şekline hakaretler ettiğinin; ancak boşanmaya sebebiyet veren olaylarda netice itibariyle erkeğin yine de ağır kusurlu olduğunun anlaşıldığı- Davalı-karşı davacı kadının usulünce ekonomik ve sosyal durumunun araştırılarak, sigortalı olarak çalışıp çalışmadığı, sürekli ve düzenli gelirinin bulunup bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin, işten ayrılmış ise işten ayrılış nedeninin belirlenmesi, gerçekleşecek sonucuna göre yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekeceği-
2. HD. 19.06.2018 T. E: 2016/20057, K: 7530-
2. HD. 19.06.2018 T. E: 2016/20120, K: 7666-