Yapılan incelemede kadın adına kayıtlı taşınmaz kaydı olmadığının anlaşıldığı, davacı tanıklarının kadının ekonomik durumunun iyi olmadığını, akrabalarının kadına baktığını belirtirken, davalı tanıkları ise kadının maddi durumunun iyi olduğunu belirttikleri, hal böyle olunca mahkemece, boşanma davası açmadan önce davacı kadının sattığı ve devrettiği taşınmazlarından elde ettiği gelir olup olmadığı, kendisini yoksulluktan kurtaracak bir gelire sahip olup olmadığı araştırılarak, tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucu itibarıyla karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Mahkemece, davacı kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmolunmuş ise de; toplanan delillerden kadının çalıştığının, düzenli ve sürekli gelirinin bulunduğunun, tarafların gelirlerinin birbirine denk olduğunun, kadının boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceğinin anlaşıldığı, bu durumda, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi koşullarının davacı kadın yararına gerçekleşmediği-
HGK. 09.05.2019 T. E: 2017/2-1893 , K: 546-
Kusursuz olduğu saptanan davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı kadın lehine maddi ve manevi tazminata ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin doğru olmadığı-
Bozulmasına karar verilen hususlar yönünden yeniden yapılan yargılamada kesinleşen kısımlar hakkında hüküm kurulamayacağı, mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın kadın yararına arttırılarak yeniden tedbir nafakasına karar verilmesinin doğru olmadığı- Mahkemece davacı kadın lehine hükmolunan yoksulluk nafakasının her yıl ÜFE oranında artırılmasına karar verildiği, ancak artışın hangi tarihten itibaren yapılacağının hükümde belirtilmediği, hükmün kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık ve infazda güçlük çıkarmayacak biçimde kurulması gerekeceği-
Erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığı vakıasının ispatlanamadığı, bu nedenle erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, ancak mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kadına nazaran yine de ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekeceği-
Dosya kapsamında yer alan sosyal ve ekonomik durum araştırma raporuna göre davacı-karşı davalı kadının çalışmadığının ve gelirinin bulunmadığının, davalı-karşı davacı erkeğin ise uzakyol gemi kaptanı olduğunun, tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumlarına göre davacı-karşı davalı kadının boşanma sonucu yoksulluğa düşeceğinin anlaşıldığı, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda, davacı-karşı davalı kadının eşit ya da ağır kusurlu olmadığının anlaşılmasına göre davacı-karşı davalı kadın lehine Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi koşullarının gerçekleştiği-
2. HD. 06.05.2019 T. E: 2018/6098, K: 5367-
Bozulmasına karar verilen hususlar yönünden yeniden yapılan yargılamada; kesinleşen kısımlar hakkında hüküm kurulamayacağı-
İlk derece mahkemesince davalı erkek, eşine sözel, fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığı gerekçesiyle tam kusurlu kabul edilerek davacı kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedildiği, davalı erkeğin istinaf talebi üzerine bölge adliye mahkemesince, davacı kadının eşinden habersiz çocuk aldırdığı ve çıkan tartışmada evden ayrıldığı, kadının tam kusurlu olduğu kabul edilerek davacı kadının tazminat taleplerinin reddine karar verildiği, yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı kadının eşinden habersiz çocuk aldırdığının; davalı erkeğin ise eşine psikolojik ve sözel şiddet uyguladığının anlaşıldığı, gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu- Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmayacağı, toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları, davacı kadının herhangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleştiğinden, davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekeceği-
