Bozulmasına karar verilen hususlar yönünden yeniden yapılan yargılamada kesinleşen kısımlar hakkında hüküm kurulamayacağı, mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın kadın yararına arttırılarak yeniden tedbir nafakasına karar verilmesinin doğru olmadığı- Mahkemece davacı kadın lehine hükmolunan yoksulluk nafakasının her yıl ÜFE oranında artırılmasına karar verildiği, ancak artışın hangi tarihten itibaren yapılacağının hükümde belirtilmediği, hükmün kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık ve infazda güçlük çıkarmayacak biçimde kurulması gerekeceği-
Dosya kapsamında yer alan sosyal ve ekonomik durum araştırma raporuna göre davacı-karşı davalı kadının çalışmadığının ve gelirinin bulunmadığının, davalı-karşı davacı erkeğin ise uzakyol gemi kaptanı olduğunun, tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumlarına göre davacı-karşı davalı kadının boşanma sonucu yoksulluğa düşeceğinin anlaşıldığı, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda, davacı-karşı davalı kadının eşit ya da ağır kusurlu olmadığının anlaşılmasına göre davacı-karşı davalı kadın lehine Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi koşullarının gerçekleştiği-
Erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığı vakıasının ispatlanamadığı, bu nedenle erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği, ancak mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin kadına nazaran yine de ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davalı kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekeceği-
2. HD. 06.05.2019 T. E: 2018/6098, K: 5367-
Bozulmasına karar verilen hususlar yönünden yeniden yapılan yargılamada; kesinleşen kısımlar hakkında hüküm kurulamayacağı-
İlk derece mahkemesince davalı erkek, eşine sözel, fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığı gerekçesiyle tam kusurlu kabul edilerek davacı kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmedildiği, davalı erkeğin istinaf talebi üzerine bölge adliye mahkemesince, davacı kadının eşinden habersiz çocuk aldırdığı ve çıkan tartışmada evden ayrıldığı, kadının tam kusurlu olduğu kabul edilerek davacı kadının tazminat taleplerinin reddine karar verildiği, yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı kadının eşinden habersiz çocuk aldırdığının; davalı erkeğin ise eşine psikolojik ve sözel şiddet uyguladığının anlaşıldığı, gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu- Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmayacağı, toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları, davacı kadının herhangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleştiğinden, davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekeceği-
Davacı-davalı kadının, çalışma durumunun, ne zaman çalışmaya başladığının, çalışıyor ise işinin sabit ve gelirinin sürekli olup olmadığının ve kendisini yoksulluktan kurtaracak miktarda bulunup bulunmadığının araştırılarak kadın lehine Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi uyarınca yoksulluk nafakası verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilip, gerçekleşecek sonuca göre karar verilmesi gerekeceği- ilk derece mahkemesince, davacı-karşı davalı kadının boşanma davasının kabulüne ilişkin verilen kararın, davalı-karşı davacı erkek tarafından istinaf edilmemek suretiyle kesinleştiği, bu nedenle, istinaf incelemesi neticesinde bölge adliye mahkemesince erkeğin boşanma talebi yönünden "Karar verilmesine yer olmadığına" yönünde karar verilmesi gerekir iken, "Erkeğin boşanma talebinin reddi" yönünde karar verilmesinin doğru olmadığı-
2. HD. 02.05.2019 T. E: 2018/5889, K: 5259-
Davacı-karşı davalı kadının, eşinin yatalak ve bakıma muhtaç halde olmasına rağmen kendisine bakmaması, davalı-karşı davacı erkeğin ise sürekli küfür ve hakaret ile şiddete teşebbüs olarak gerçekleşen davranışlarının, tarafların eşit düzeyde kusurlu olduğunu gösterdiği-
2. HD. 01.04.2019 T. E: 2205, K: 3731-