Haczedilmezlik ve istihkak prosedüründen ayrı finansal kiralama konusu malların, haciz veya iflas dışında (takip dışında) bırakılacağı, borçlu kiracı ve finansal kiralama yapan kiralayanın Yasa’nın bu hükmünden yararlanarak icra ve iflas müdürüne başvurabilecekleri, bu hükümlerin kiralayanın doğrudan istihkak davası açmasına engel olmadığı-
3. kişi bankanın, haciz yazısına karşı “mevduat üzerinde rehin ve hapis hakkının olduğunu” ileri sürmesinin istihkak iddiası niteliğinde olduğu, haczedilen şey (hesaptaki para) 3. kişi banka nezdinde bulunduğundan istihkak iddiasıyla ilgili olarak İİK’nun 99. maddesindeki prosedürün uygulanmasının gerekeceği-
Takip hukukuna dayalı istihkak davalarında dava değerini, takip konusu alacak miktarı ile temyiz konusu olan hacizli mal değerinden hangisi az ise o değerin oluşturduğu-
Yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin mahkemece talep şartı aranmaksızın re’sen karara bağlanması gerekeceği-
İcranın geri bırakılması kararının (İİK. m. 71, 33/a) kesinleşip kesinleşmediğinin, istihkak davasına bakan mahkemece araştırılması gerekeceği-
İstihkak davasının iptal davasına karşı dava olarak değil de ‘bağımsız dava’ olarak icra mahkemesinde açılması halinde, icra mahkemesince 'davanın genel mahkemelerde görülmesi gerekeceği' gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekeceği-
İstihkak davalarında geçerli bir haczin ve geçerli bir icra takibinin bulunmasının dava şartı olduğu ve duruşmanın her aşamasında bu hususun mahkemece kendiliğinden araştırılacağı-
Çeklerin ileri tarihli olarak düzenlenmesi ticari yaşam içinde sıklıkla karşılaşılan bir durum olduğu, takibe konu çekin düzenlenmesine neden olan temeldeki borcun doğum tarihinin tespiti hem tasarrufun iptali hem de istihkak davasının esasına etki edecek mahiyette olduğundan, bu tarihin, alacaklı ve borçlunun ticari kayıtları üzerinde yaptırılacak bir bilirkişi incelemesi ile saptanabileceği- Üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” ve İİK’nun 97/17. maddesi uyarınca alacaklının karşı dava olarak açtığı “tasarrufun iptali” davası niteliğindeki davada, borçlu tarafından ticari emtianın büyük bir bölümünün üçüncü kişiye devredilmiş olması halinde, İİK.’nun -tasarrufun iptaline ilişkin- 280/3 maddesinin uygulama alanı bulacağı-
Tasarrufun iptali davalarında takip borçlusu yasal hasım konumunda olduğundan, davalı olarak gösterilmese de karşı dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini gösterir uyarılı davetiye ile duruşmaya davet edilip savunmasını yaparak delillerini sunabilme olanağının kendisine tanınması, bundan sonra toplanacak delillere göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekeceği- İstihkak davalarında dava değerinin, hacizli malın değeri ile alacak miktarından hangisi az ise ona göre belirleneceği-