İstihkak davasının kabulü üzerine davacı 3. kişi yararına tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının kötü niyetinin kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulması gerekeceği- Davacı 3. kişi gerek haciz sırasında gerekse dava dilekçesinde açıkça mahcuzun istihkak iddialarının dışında olduğunu açıkça belirtmiş olup, bu mahcuz dava konusu yapılmadığından, kesin hüküm oluşturacak şekilde bu mahcuza ilişkin istihkak iddiasının reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi değeri üzerinden davalı alacaklı lehine gecikme tazminatına hükmedilmesinin Yasa'ya aykırı olduğu-
Yetkisizlik kararının kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre geçtikten sonra başvuruda bulunulduğu, iki haftalık sürenin hak düşürücü nitelikte olup mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden nazara alınacağı, bu itibarla HMK'nun 20. maddesi hükmü göz önünde tutularak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekeceği-
Davalının sunduğu belgelerden davaya konu hacizlerin kaldırıldığı, bu itibarla davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla; mahkemece, konusuz kalan davaya ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına, istihkak davasındaki haklılık durumuna göre vekalet ücreti ve yargılama gideri taktirine karar vermek gerektiği-
Basit yargılama usulüne uygun yürütülen taşınır mala ilişkin istihkak davalarında Yasa'ca kesin yetki kuralı öngörülmediğinden yetki itirazının HMK'nun 19/2 maddesi gereğince cevap dilekçesiyle ileri sürülmesinin gerekeceği-
Dava konusu takiplerdeki borcun, temyiz tarihinden sonra ödendiği hacizlerin kaldırıldığı anlaşıldığından, mahkemece konusuz kalan istihkak davasına ilişkin karar verilmesine yer olmadığı; davanın açılmasındaki haklılık durumuna göre, vekalet ücreti ve yargılama gideri taktirine karar verilmesi gerektiği-
İstihkak davasında verilen karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekeceği-
Taşınmaz mülkiyeti ile ilgili uyuşmazlıkları çözümlemekle görevli mahkemenin adli yargı mahkemeleri olduğu- Davacının; taşınmazın haciz konulan hissesini edinmesinden sonra ve tescil aşamasında, dava konusu taşımazın önceki hissedarlarından birine ait vergi borcu nedeniyle hissesine konulan haczin kaldırılmasına ilişkin talebinin de taşınmaz mülkiyetine ilişkin olmasından sebep adli yargı mahkemelerinin görevine girdiği- Alacaklının vergi dairesi, borçlunun ise taşınmazın önceki hissedarlarından biri olması sebebiyle; davacının olayda üçüncü kişi olduğunun ve davayı da malik sıfatına dayanarak açtığının kabulü gerektiği-
İstihkak davası red edilen üçüncü kişinin tehiri icra talepli olarak kararı temyiz ederken "takibin durması" için gösterdiği teminat mektubunun, alacaklının talebi üzerine paraya çevrilemeyeceği-
İstihkak davası neticelenmeden mahcuz mal paraya çevrilirse icra hakiminin bu yargılama neticesine kadar ödenmemesi veya teminat karşılığında veya halin icabına göre teminatsız derhal alacaklıya verilmesine ayrıca karar vereceği, icra mahkemesinin takibin devamı kararı üzerine, istihkak davasına bakan icra mahkemesinden bir tedbir kararı verilmediği sürece haczedilen ve dosyaya giren paranın alacaklıya ödenmesinde bir sakınca olmadığı-
İstihkak davalarında ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarının temyiz incelenmesi için, icra mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin 2015 yılı için  5.980,00 TL.'nin üzerinde bulunması gerektiği-