Davacının istihkak iddiası takip borçlusuna usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, istihkak iddiasına itiraz etmemiş olup, takip borçlusu davalı olarak gösterilmişse de, davacının istihkak iddiasına karşı koymadığından bu durumun sonuca etkili olmadığı- Kabul beyanına üstünlük tanınarak kabul sebebiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, kabul ve sulh beyanlarından hangisinin öncelikle uygulanmasına dair değerlendirmede hataya düşülerek, sonraki tarihli temyiz dilekçesi ekinde sunulan ve mahkeme dışında düzenlenen "sulh sözleşmesi ve ibranamedir" başlıklı belge nazara alınarak yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu-
Davacı 3. kişinin açtığı davanın reddine karar verilmişse de, mahkemece, 3. kişinin mahcuzlara ilişkin sunduğu faturaların mahcuzlarla karşılaştırılması, bu faturalar ile birlikte davacının mülk sahibiyle yaptığı kira sözleşmesi uyarınca yaptığı kira ödemelerinin, davacı tarafından, dava dışı devreden şirkete yapılan devir bedeli ödemelerinin ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığının tespiti için davacı defterlerinde, takip borçlusu ve dava dışı devreden şirketlerin ticari defterleri üzerinde, açılış kapanış tasdikleri de göz önünde bulundurularak karşılaştırmalı olarak inceleme yaptırılması, mali müşavir ve hesap uzmanı katılımı ile uzman bilirkişi raporu düzenlettirilmesi, ayrıca kira sözleşmesinin ilgili Vergi Dairesine bildirilip bildirilmediğinin ve şirketin kira parası, stopaj ödeyip ödemediğinin araştırılması,icra takip dosyası da getirtilerek, haciz tutanağındaki bilgilerin dikkate alınması sonucunda bir karar verilmesi gerektiği-
İstihkak davasının dinlenebilmesi için, diğer dava koşullarının yanında, "takip konusu alacağın gerçek bir alacak olması" gerektiği; davacının davasının, bu nedenle, ön koşul yokluğundan reddi halinde, davalı-üçüncü kişi yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerektiği-
Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddianın, geçerli bir istihkak iddiası sayılmayacağı- Üçüncü kişi hacizden sonra 7 gün içinde doğrudan dava açarak kendi lehine istihkak iddiasında bulunabileceği-
Yokluğunda alınan haciz kararlarından haberdar edilmeyen, İİK'nun 103. maddesine göre davetiye tebliğ edilmeyen borçlunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirlenememiş olduğundan, icra mahkemesince davalı borçlu adına duruşma gününü bildirir tebligatın usulüne uygun gönderilmesi gerektiği- Davacı vekilinin delil olarak ileri sürdüğü faturaların dip koçanları ile davacı 3. kişinin ve borçlunun tutması zorunlu ticari defterlerinin getirtilerek makine mühendisi ve mali müşavir bilirkişilerden oluşacak bilirkişi heyetine inceleme yaptırılmak sureti ile haczedilen forkliftin davacının dayandığı faturalarda belirtilen makine olup olmadığı, bu faturanın davacının ticari defterlerine işlenip işlenmediği, işlenmişse bu defterlerin usulune uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı hususlarının yapılan ödemeler, vergi ve banka kayıtları da dikkate alınarak açıklığa kavuşturulması gerektiği-
Haciz baskısı altında ödenen miktar bakımından üçüncü kişinin istihkak iddiasının mevcut olduğunun kabulü ile istihkak iddiasına dayalı davanın esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği-
Dava konusu haczin ihtiyati haciz kararına dayalı olarak gerçekleştirildiği, dava konusu haczin geçerli olduğu, istihkak davasına ilişkin ön koşulun mevcut olduğu-
Rehin hakkının ticari işletme sahibinin veya kredi müessesesinin veya alacaklının yazılı talebi üzerine ticari işletmenin kayıtlı bulunduğu ticaret veya esnaf ve sanatkar siciline tescil ile doğacağı ve sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren 10 gün zarfında tescilin talep edilip, ilgili sicil memurluğunca işlemin yerine getirileceği- Şekil koşullarının ticari işletme rehin sözleşmesi bakımından kurucu nitelik taşımakta olduğu ve madde metninde geçen 10 günlük sürenin de hak düşürücü süre mahiyetinde olduğu- Davacı takip borçlusunun, ticari işletme rehnine konu mallar üzerine konulan "hacizlerin kaldırılması"na ilişkin talebinin "istihkak iddiası" niteliğinde değil, "şikayet" niteliğinde olduğu- Mahkemece, davacı-borçlu ile dava dışı şirket arasında yapılan ticari işletme rehni sözleşmesinin ilgili ticaret sicil müdürlüğüne tescil edilip edilmediği, edildi ise hak düşürücü süre içerisinde tescilin yapılıp yapılmadığı hususları re'sen dikkate alınarak, sözleşmesinin süresinde ve usule uygun şekilde tescil edildiğinin belirlenmesi durumunda "rehin sözleşmesi kapsamında kalan mallar bakımından davanın kabulüne; tescil edilmemiş veya süresinde tescil yapılmamışsa davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Mecburi dava arkadaşlığının söz konusu olduğu hallerde mecburi dava arkadaşı olanların tamamının davada yer almasının gerektiği ve bu eksikliğin yargılama sırasında tamamlanmasının mümkün olduğu- Davacı 3.kişinin açtığı istihkak davasında alacaklı ile davalı borçlu arasında mecburi dava arkadaşlığı olduğu- Her icra dosyasının haczinin ayrı bir istihkak davasının konusunu oluşturduğu-