Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği- Takibe konu alacak miktarının, hacizli malların değerinden az olması halinde avukatlık ücretinin takibe konu alacak miktarı üzerinden hesap edilmesi gerektiği- Tensip zaptı ile tedbir isteminin teminatsız olarak kabulüne ve haczedilen paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulmasına,sonradan paranın teminat mektubuyla değiştirilmesine karar verilmişse dava neticeleninceye kadar haczedilen paranın alacaklıya ödenmemesi şeklindeki ara kararın mahcuz yönünden takibin durdurulması niteliğinde olduğu- Alacaklı lehine tazminat koşullarının gerçekleştiği-
Uyuşmazlığın, İİK’nin 97/1. maddesi uyarınca icra müdürlüğünün icra mahkemesinden takibin taliki ya da devamı konusunda bir karar verilmesi isteğine ilişkin olduğu, mahkemece, üçüncü kişinin istihkak iddiasına ilişkin varakanın borçlu tarafa 24.06.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak borçlu şirket temsilcisinin üç günlük yasal süre geçtikten sonra 09.07.2015 tarihinde istihkak iddiasına itiraz ettiği gerekçesi ile borçlu tarafın istihkak iddiasına ilişkin itirazın reddine karar verildiği, eldeki temyize konu dosyada mahkemece, dosya kapsamı ile uyumlu şekilde borçlu tarafın istihkak iddiasına ilişkin itirazının reddine karar verilmiş ise de; takip dosyasının incelenmesinde karar tarihinden sonra, borçlu şirket vekilinin şikayet başvurusu üzerine .......... İcra Hukuk Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ilamı ile ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği gerekçesi ile öğrenme tarihinin 11.06.2015 olarak düzeltildiğinin, anılan kararın 25.12.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine icra müdürlüğünce aynı tarihte takibin durdurulmasına, takip kesinleşmeden yapılan tüm işlemlerin kaldırılmasına ve mahcuzların borçlu şirkete teslimine karar verildiğinin anlaşıldığı, mahkemece bu bilgilere göre; talebin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerektiği-
İstihkak davalarında geçerli bir haczin bulunmasının dava şartı olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekeceği-
8. HD. 14.05.2019 T. E: 2016/7849, K: 5032-
Alacaklının, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabileceği-
İcra Mahkemesince duruşma açılarak takip konusu alacak ile mahcuz malların değerinden hangisi az ise o değer üzerinden peşin nispi harç alınmak suretiyle, harcın tamamlattırılması, anlaşmazlığın istihkak davası prosedüründe tarafların delillerinin toplanması, duruşmalı inceleme sırasında taraflarca sunulan kanıtların yargılama sırasında değerlendirilerek taraflara da bu konuda beyanda bulunma imkanının tanınması, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Haciz baskısı altında çekince kaydıyla yatırılan para üzerinde haczin devam ettiği ve istihkak iddiasının konusunun bu para olduğunun kabul edilmesi gerekeceği- Alacaklının, söz konusu parayı hacizde, haklı olup olmadığının, istihkak iddiası prosedürü içerisinde incelenerek gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekeceği-
Davacı üçüncü kişinin, haczedilen menkullere ilişkin rehin hakkına dayalı olarak istihkak iddiasında bulunduğu, bu durumda mahkemece duruşma açılarak, taraflara duruşma gün ve saati tebliğ olunarak, iddia ve savunma çerçevesinde kanıtların toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde duruşma açmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, gerekçe bölümünde davanın üçüncü kişinin rehin hakkına dayalı istihkak iddiasına ilişkin olduğu, ortada yasal olarak geçerli bir rehnin olmadığı, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında mahcuzlara yönelik istihkak iddiasına ilişkin olarak takibin taliki talebinin reddine, İİK'nin 97/6. maddesi uyarınca istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişinin işbu kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davası açabileceğine, bu müddet zarfında dava edilmediği takdirde üçüncü kişinin alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilerek, gerekçe ile çelişkili olacak şekilde talepten başka bir şeye karar verilmesinin doğru olmadığı-
İstihkak davalarında ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarında temyiz incelemesi yapılabilmesi için icra mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin parasal sınırı geçmesi gerektiği- Temyiz konusu mahcuzların değeri 5.980,00 TL'nin altında olduğundan, temyiz dilekçesinin reddi gerektiği-
Borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise, davada taraf olarak gösterilmesi gerekli olmadığı- Somut olayda, borçlu şirkete İİK'nin 103. maddesine göre davetiye tebliğ edilmemiş ise de, eldeki dava tarihinden önce 06.07.2015 tarihinde vekili aracılığı ile takip dosyasına ibraz ettiği dilekçesinde, ‘mahcuzun Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında üçüncü kişi şirkete ait olduğu’nu beyan ettiği anlaşılmıştır. O halde, borçlunun, davacı üçüncü kişi T. Bankası A.Ş.nin istihkak iddiasına karşı tutumu belirlenmiş olduğundan, davada taraf olarak gösterilmesinin gerekli olmadığı- O halde davada husumet ehliyeti kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği- Bu durumda mahkemece, dava dilekçesinde, ‘davalı olarak gösterilen borçlu hakkında taraf sıfatı (pasif husumet ehliyeti) yokluğundan davanın reddine’ karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde borçlu hakkında esasa ve aleyhine olacak şekilde yargılama giderlerine ilişkin karar verilmesi doğru görülmediği-